Ana Sayfa
Şeker Hastalığı;mide bozukluğundan karaciğer bozulur.Karaciğerin bir hastalığı da şeker hastalığıdır.Kekik- tarçın kaynatılarak içilir. ( İbni Sina) Sayfa; 437
Şimdi biz öğrendik ki kan bozulunca karaciğer bozulur.Karaciğer gereken yerlere ilacını gönderemez.Ve diğer hastalıkrarın sebebide budur.Kan ve karaciğer temizlenirse hastalıklarda gider Allah'ın izni ile.
Hücre yenilenmeli.
Şeker Hastalığına; ökse otu, tarçın, çakşır kökü, çoban çantası, çemen, çörek otu, kudret narı, hibiskus,mersin yaprağı,zeytin yaprağı, bodur otu, tam buğday ekmeği, hünnap, çamın kabuğu, karabaş otu, oğul otu bunlar faydalıdır.
DİKKAT, İki bitkide doğal ünsülün var.Çörek otu ve mersin yaprağı.
Çörek otu, tarçın, çemen, mahlep toz yapılır ve kavonoza konur.Yani toz alınır.Serin yer olan buz dolabı kapağında korunur. Hepsi 50 gr olsun.Çörek otu 100 gr. 1 çay kaşığı alınır. 1 yemek kaşığı yemekten 30 dk önce 1 su bardağı ılık su ile yenir. Her yemek öncesi.Zayıf olanlar yemek sonu alabilir.Ya hemen ya da 1 saat sonra.Günde 2 kez alınır 3 kez ve ya daha fazla.Burada önemli olan bedeninin sesini dinlemek.Ağrı asla olmayacak.Ben rahatsızım demeyecek mide.İki yemek arası olur. Mide ölçüsü 2 çay kaşığı ise böylede alınır.
Çay olarakta; hibiskus, ökse otu, zeytin yaprağı, karaciğei temizlleyen kara hindiba eklenip büyük su bardağı su kaynayınca eşit karıştırılmış bu bitkilerden 1 tutam yaklaşık 1,5 gr konur.1 dk kaynatılır kısık 1 dk demleme ve ya 5 dk.Sonra süz.Ve ılıyınca yudum yudum içilir.
Tek başına çörek otuda kullanılabilir.Dokunmuyorsa mideye.Tek başına mersin yaprağıda kullanılabilir.Bu hastalığın pankreas bozukluğundan olduğunu ve pankreasında bu iki bitki ile yenilendiği sölüyor herbalis ve doktor.
Ve buna sebebin musallat olduğunu bildirenler var.Musallat kanı bozunca her hastalık gelir.Kendinizde musallat varmı bakın.Peygamberimizin okuduklarını peş peşe okuyun ellerinizin içine bakın.Kızarma olabilir.Uykun gelebilir.
Ben diyorumki Hem Kuranla şifaya yönelin .Arapça ve tefsir yaşama .Hem bitkilerden fayadalanın.Ve Şifa için dua edin.Çünkü şifayı verecek sonuşta Rabbimiz.
Pirinç, karpuz, portakal kan şekerini yükseltir.Ha ağzına şeker atmışsın ha pirinç yemişsin.
ÇÖREK OTU;Pankreası yeniliyor.Ülsere, felcede faydalı.Hücre yeniliyor.Yağ yakar.Aç alınırsa 30dk önce.Süre uzaltılabilir dokunmazsa.1 saat.
Bir çocuğun çörek otu ve ökse otu ile şekeri silinmiş.Çörek oru dokunursa yağını kendin yap.Dışardan alma.1 lt sızma zeytin yağına 200 gr toz çörek otu koy.Güneşte beklet.30 gün.HER GÜN SALLA VE YA TAHTA KAŞIKLA KARIŞTIR.Güneşe koymadanda içerde beklet.BAK HANGİSİ ETKİLİ.Sabak akşam 1 tatlı kaşığı yur. Yani süz sonra kullanmaya başla. Bir videoda 386 'dan 130 düşmüş birinin şekeri.Ünsülün kullanmayı red etmişler. MAHLEP, ÇÖREK OTU, TARÇINI YOĞURDA KOYUP her birinde 1 çay kaşığı 3 yemek kaşığı ev yoğurduna koyarak yemek sonu yeme ile.Bu şeker hastalığı kanserden daha fena .Damar tıkar, gözleri kör eder.Ayakları keserler.
İbni Sina Ansiklopedisi; 436-437438-439 ' da daha ayrıntılı bilgiler var.Bu bilgilerin çoğu Dr ve Herbalisten alınmadır.Bir kısmıda İbni Sina'dan.Bir kısmı Kuranla tedavi yapan arakadaşlardan.Herkes kendi doktoru olsun kendisinin.Bilgilensin ve bedeninde denesin.
SİGARA BIRAKMAYA
Karabaş otu;Bunun çiçeğinde her sigara canı çektikçe alan kişi kurtulmuş.Çiçekten bir tane alıp dilinin ortasına koyuyor.Tabiki tükmük aracılığı ile emiliyor ve buda tiksinti yapıyor kişide.
2-) 3 ve ya 4 tane alırsın.1 büyük su bardağı klorsuz su kaynayınca altını kıs ve çiçekleri at içine.Ihlamur gibi kısık kaynat.1 dk kaynat bir dk demleme yaptırıyor Kunak Doktor.İsteyen 5 dk demleme yapar.Bu kişinin kendine , mide durumuna göredir.Beden sesi dinlenmesi yani.Ilıyınca iç.Yudum yudum.Ben genelde petek balı ile tatlandırırım.Çünkü mide koruyucudur.Ballı ve balsız dene .HANGİSİ TİSKİNTİ YAPIYOR , hangisi sigara içme isteğini bastırıyor bak.Günde 2 bardak içebilirsin.Yemekten 30dk önce ve ya 1 saat sonra olur.İki yemek arası olur.Bu bitki çok süpermiş.Beyin için bir numara imiş.İbni Sina BUNUN İÇİN SÜPER BİR KELİME KULLANIYORDU.
Bir tarif atmışlarda ana sayfaya.Burada kaynatma 8 dk sürüyor ve miktarda çoktu.Ve cam şişeye koyup her canın istedikçe bir yudum al deniyordu.Bu bana çok hoş ve akıllıca geldi.
4-) İbni Sina'nın kitabında bu bitkiyi sar ve siğara gibi iç diye okumuştum.Aradım nerede diye bulamadım.Yoksasayfa numarasını yazardım.Bende düşündüm; az toz yapılmalı.Çok ince değil.Kahve değirmeninde.Sonra eskiden sararlardı sigaralarını.Bunu aradım buldum.Ankara'da satılıyor.Ve bunuda yapmak marifet istiyor.Böyle bir arkadaş gösterdi.Ama sadece izledim.Evet 4 tarif size.
Cevat Akşit Hocam kısas usülü ile sigara haram diyor.Kanser yapan 4 made varmış sigara paketini merak edip okudum.Sağlık Allahın emanetidir.Sorulacak.Sonra hem insanın bu hastalığa elleri yüzünden yakalanıp insanlara yük olması ne kötü.İnsan insandan bıkar.Bir durum daha var.Rukye konusunu araştırdığımdan belki büyü falan olan kişide şeytanlar sigarada içtirebilir.Onlarında insanlar gibi zevkleri varmış.Pis iş yaptırmayı seviyorlarmış.Kişi kendini denesin Kuran okuyarak.Ve ya dinleyerek.Belirtilerden anlamalı.En etkili olanı kendi okumasıdır.Bir durum daha var.Bitki Ankara gimatta çok ucuz.Kilo işi al ve kullan.Komşularına ver.İhtiyacı olana ver.Ve taze senelik satılıyor.Oradada beklemiş satabilirler belki nadir.Peki taze bitki nasıl anlaşılır.Kokusu keskin olur.Renk canlı olur.İlk seneninki en güzelidir.
Karabaş otu Ankara civarında varmış.Bu bitkiyi topla ve kavonaza koy.Bu şekildede kullanabilirsin.Mesela biz safranı bu şekilde koruyoruz.Çiçek olarak topladık.Taze varsa en güzeli bu şekilde ağza alamk.Hem ağzı dalamaz.Heleki görpe ise.Bahçesi olupta bu şekil kullanılabilinir.Zeytin yaprağı dökülmüyormuş meaela.Ne şanslı insanlar.Bitkileri kendin topluyorsan bu en güzelidir.Gölgede kurutacaksın.Bağ yapıp kurutma ve ya hava alan tül torbalar ve ya yere sererek.Peki kimden alacaksın toplu satış yerini bilmiyorsan? Müşterisi çok olan bilgili aktardan alacaksın.Bir kuruşluk para verirken 10 kuruşlukta bilgi alacaksın.Vermiyorsa bilgi sana uzak dur bundan.Ama müşterisi çoksa bilki o iyi bir aktardır.
Bu Kitaplar yanınızda olmalı.Şu ikincisi sadece bende yok.Mustafa Kırıcı soyca gelen bir akatar. Annesi mide kanseri olmuş. Çay ve macun hazırlamış ve anne iyileşip yılarca yaşamış. Kan tahlili olmadan Kimseye bakmıyor.Bu kitaplar elinizde ise 4 doktor yanınızda.
CİNLER İNSANA NEDEN MUSALLAT OLURLAR ?
1) BİRİNCİ NEDEN BÜYÜ.
Cinlerin insanın vucuduna girmesinin en büyük nedenlerinden biri büyüdür. Mesela bir çifti ayırmak : sihirbaz tarafından gönderilen cin kadının vucuduna girer ve onun gözlerinde kocasını igrenç gösterir, onu tahamül edemez vs... Kişinin iş bulmasını engellerler mesela patronuna vesvese yapıp ona güvenmemesini söylerler... Ama cinler en çok kişinin beynine saldırırlar , durmadan kafasında soru isaretleri vardır, durmadan dürterler , sanki kafasında başka biri varmiş ve ona durmadan konuşur gibi... Kişinin organlarına da agrı verebilirler mesela middesine, baş agrısı vs... Sihirbaz tarafından yollanılan cinler onlara verilen görevi yapmak zorundalar aksi taktirde cezalandırırlar . Allahın izni olmadan birşey yapamazlar tabi
2) İNTİKAM
Cinler insanların arasında yaşarlar onlardan müsluman, hristiyan ve yahudi olanları var . Pis ve terkedilmis yerlerde yaşarlar mesela banyo, tuvalet, mezarlıklar,ormanlar vs... İnsanlarla karşilaşmayı sevmezler bizden korkarlar fakat bizim bismillahsız kötü bir hareketimiz onların canını yakabilir yada öldürebilir . Mesela bismillah demeden kaynar su dökmek yada agır bir şeyi yere atmak ... Ozaman cinler sizden yada bir yakınınızdan intikam alabilir ( Allahın izniyle ) . Cin kişinin hayatı boyunca peşini bırakmayabilir , hayatını intikam için devameder...
3) AŞK
Bir insan Bismillah demeden yada tuvalet ve banyoya girmeden Allahtan koruma istemezse cinler onun avretlerini görebilirler ve aşık olabilirler, yada cinsey ilişkiye girmeden bismillah demesek cinlere davetiye vermiş oluruz . Erkek cinler kadınlara ve kadın cinler erkeklere aşik olabilir . Cin bir kişiye aşir oldugunda o kişiyi sahiplenir ve rüyasında onunla cinsel ilişkiye girebilir. Bizim gördügümüz rüyalar cinler için gerçek hayattır diyenler var.. En iyisini Allah bilir
EN'NAM SURESİ 59
Gaybın anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah’ın bilgisi dâhilinde, Levh-i Mahfuz’da) olmasın.
Cin insanı çarpabilirmi? İşte delili
Bakara suresı 275
Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de (o öğüte uyarak) faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah’a kalmıştır. (Allah, onu affeder.) Kim tekrar (faize) dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır
Cin Çarpması
Cinlerin sebep oldukları hastalık durumlarına cin çarpması denir.
Bu hastalıkların bir kısmı organlarda fonksiyon bozukluğu olarak ortaya çıkar ki, herhangi bir organ işlerliğini kaybeder. Bir kısmı da davranış bozukluğu olarak ortaya çıkar ki, hastada o güne kadar görülmeyen anormal davranışlar görülmeye başlar. Aşırı sinirlilik, saldırganlık, içine kapanma, sebepsiz ağlama ve gülmeler, kendi kendine anlamsız konuşmalar vs. ortaya çıkar.
Bu tür fonksiyon ve davranış bozuklukları konusunda etkili olan cinler, bunu ya hastanın bedenine girerek veya dışarıdan etki edip yönlendirerek yaparlar.
Cinlerin sebep oldukları hastalıklardan en çok görülenlerin bir kısmı şunlardır:
– Sar’a hastalığı
– Şiddetli baş, göz, boyun, sırt ve bel ağrıları
– Kol, bacak ve midede kasılma, ağrı ve bulantı
– Kısmî veya tam felç durumları
– Göğüste sıkışma, nefes darlığı, boğazı sıkılıyormuş gibi olma, kalpte sıkışma ve aşırı kalp çarpıntısı
– Hafıza kaybı
– Düşünceyi toparlayamama, kafa karışıklığı
– Temizlikte aşırı titizlik gösterme
– Vesvese ve takıntılar
– Hiç sebep yokken ağlama ya da gülme
– Aşırı ve gereksiz kızgınlıklar
Bu liste daha da uzatılabilir. Ancak, önemli olan bu tür rahatsızlıkların cinlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını iyi tesbit etmektir. Ondan sonra da manevî ve nebevî tıp diye adlandırılan Kur’an ve Dua ile tedaviye geçilir.
Cin çarpmasında onların vücuda girip yerleşmelerinden bahsetmiştik. Onların en kolay vücuda girme yolları ağız, burun, kulak, el ve ayak parmak uçlarıdır.
Vücuttaki yerleşme yerlerine gelince, öncelikle beyne yerleşip onu ele geçirmeye çalışırlar. Buradan tüm vücut fonksiyonlarını kontrol altına alabilirler.
Göz, kulak, ense, omuz, kürek kemikleri arasındaki boşluklar, bel, mide, kol ve bacaklar ile hanımlarda özellikle büyü sebebiyle cenini düşürmek ve aşırı âdet kanamaları yaptırmak amacıyla yerleştikleri rahim bölgeleri… En çok yerleşme yerleri bu bölgelerdir ve bu kısımlarda kasılma, kramp, ağrı, ense ve boyunda kulunç veya kireçlenme ağrıları, baş ve midede migren ağrıları gibi ağrılar hissedilir. Bazen vücutta, halk arasında yel denilen ve vücudun değişik yerlerinde hissedilen ağrılar oluşur.
HOCA DİYE TANİNAN BUYUCULERİN ALAMETLERİ
1) Hastanın resmini ister, resmine bakarak onun hakkında bazı bilgiler verir.
2) İsmini, annesinin ismini sorar ve bu usulle onun hakkında malumat verir.
3) Suya bakarak suya cinnin veya bir hüddamın geldiğini söyler ve bu usulle ona cevap verir.
4) Hastanın giydiği elbiselerden herhangi birini ister, bazen, mendil, iç fanila veya alt çamaşırını v.b…
5) Siyah bir tavuk kesmesini ve keserken besmele okumadan kesmesini ister. O, kandan da o hastanın ağrısı veya sancısı olan mekana sürmesini ister, veyahut da o kesilmiş tavuğu harabe bir mekana atar.
6) Manası belli olmayan şeyler ile muska yazar.
7) Manası belli olmayan azimet ve tılsımlar okur.
8) Bazen hastaya bazı muskalar verir, toprağa gömmesini, denize atmasını, yakmasını söyler.
9) Bazen bu sihirbaz hastanın ismini, annesinin ismini ve yanına niçin geldiğini söyler.
10) Suyun içinden gözlerinin önünde sihir diye kendi hazırladığı muskaları çıkarır.
Bu tür insanların içlerindeki manevi karanlık yüzlerinden anlaşılır. Adeta yüzleri simsiyahtır. Basiretli bir mümin bu insanların habis olduğunu bilip onlardan yardım beklemez. Nerde kaldı ki bunları meşhur etsin…
Muhaddis âlim fadıl ustad Şeyh Abdullah Habeşiye bu tür hoca lakabı ile tanınan cincilere gaybi haber sormak veya gaybi haberlerine inanmak maksadıyla değil sadece tedavi amacıyla gidilir mi diye soruldu, haramdır gidilmez buyurdular. “Her kim kâhin veya arraf’a gidip (cinciye) ondan kendi hakkında gizli olan bir şeyi sorarsa kırk gün tevbesi ALLAH katında kabul olunmaz. O kimse kâhinin sözünü doğrularsa küfür etmiş olur. (Tabareni)
EVDEKİ CİNLERİ NASIL KOVARIZ?
Nasil korunuruz. korumalıyız :
Resulullah (sav) buyurdular ki: "Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden şeytan kaçar."
Ravi: Ebu Hüreyre
Kaynak: Müslim, Müsafirin, 212, (780); Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 2, (2780)
2) CİNLERİ EVDEN KOVMAK
3 gün boyunca evin her odasında yüksek sesle şunu okuyun ( banyo ve tuvalet hariç ) :
" Süleyman a.s a verdiğiniz sözü tutun . Allaha ve rasulune itaat ederek bu evi terk edin, kimseye zarar vermeyin "
3 gün sonra varlıkları hala hissediliyorsa yapmanız gerekenler şunlardır :
1) Evde çok yüksek sesle ezan okuyun.
2) Bakara suresini okuyun veya mp3 olarak çok yüksek sesle açın.
3) Bir şişe cam spreyi alın , onu su ile doldurun ve içine gül suyu veya misk atın ( güzel kokması için ) . Ağzınızı şişenin ucuna yaklaştırın ve kısık sesle fatiha suresini okuyun ve tükürür şekilde şişenin içine üfleyin, sonra tekrar fatiha okuyun ve yine üfleyin .. Toplam 3 defa .. ( yöntem budur )
Suya okunması gereken ayet ve sureler :
- fatiha
- ajet el kursi
- bakara 81
- bakara 175
- ali imran 131
- saffat 1-10
- zilzal
- ihlas
- felak
- nas
Her sure ve ayet 3 er defa okunup üflenmeli ve evin her tarafı fısfıslanmalıdır tuvalet ve banyo hariç. Spreye her bastığınızda Bismillah! Deyin.
Bu yöntem onları kovmaya yardımcı olucaktır Allahu Tealanın izniyle.
KİŞİDEKİ AŞIK CİN BELİRTİLERİ
- Kişi evlenmeyi düşünmez
- Karşı cinse nedensiz ilgisi olmaz
- Yanlız kalmayı sever
- Banyo ve tuvalete uzun zaman geçirir
- Aynada çok bakılır
- Bazen uyumadan makiyajlanır ( kadınlar)
- Çok çabuk sinirlenir
- Kalabalık yerlerde kriz veya baygınlık geçirir ( toplantı,düğün,...)
- İstemeye gelenleri nedensiz geri çevirir , geri çevirdikten sonra rahatlar.
- Cinsel rüyalar..., rüyasında evlenir ,kilisede veya başka bir yerde evlenir...
- Güzel kokulardan nefret eder
- Namaz ve zikir yapmakta zorlanır
- Bedende mavi yaralar oluşur
- Uykuda kısa süreli felç geçirmek
- Midde bulantısı,göğüsün sıkışması, eşinden nefret etmek,eşinin uzak olmasını istemesi.....
Allah'ın cc izniyle RUKYE tedavisi olarak sıkıntıdan kurtulabilirsiniz.
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
BENDE CIN MUSALLATI VARMI ?
CIN MUSALLATI BELIRTILERI...
-Bedende usume ( veya sadece bazi bölgelerde )
- Kaslarda gezen bisey , Tuhaf bi agri
- Namazda konsantre olamamak
- Kurani okuyamamak
- Ezan okunurken dinlememek
- Günah islemek
- Gögüste daralma
- Sürekli sknti hissi ve üzulmek
- gözlerde yanma , ka$inma
- sinirLerin Surekli bozuk olmasi
Basit seylere öfkelenmek
- Bedenin içinde sicakLik ( Çok terleme )
- Dizlerde bi agirlik
- belde agrilari
- Bedende gelip giden agrilar ozelikle bacaklarda ve ayaklarda
- Bas agrisi
- kulaklarin çinlamasi
- gözlerde kararma
- bogaz ve mide arasi bi engel hissetmek ( bogazda tikanma gibi )
- Nefes almakta zorlanma disarda yururken , merdivén cikarken vs
-sabah uyaninca asiri yorgun olmak
- Tuhaf sesler duymak ( birinin isminizle sizi cagirmasi , arkanizda birinin seslenmesi vs )
- KorkunÇ ruyalar gormek , yilan köpek , kedi görmek , ruyanizda birinin sizi takip etmesi sizi kovalamasi vs )
- asiri cinsel arzusu
- Umutsuzluk
- Halsizlik
- Hevesizlik
-bedende morluk
- Banyo ve tuvalette cok kalma
- soguk suyla yikanmayi sevmemek
#Mezarlık içinde sihir:
BELİRTİLERİ;
Devamlı ölüler görmek veya cenaze görmek, mezarlıkta bulunmak gibi rüyalar, iştah kesikliği, depresyon,
bünye zayıflığı ve devamlı olarak ölmek isteme duygusu.
Bunlar sizde varsa bir an önce Rukye olmanız gerekmektedir
KARABASAN
Bu hâdise, cin ve şeytanlardan kaynaklanmaktadır. Kişi uykuda iken, adeta tüm vücuduna abanılmış gibi üzerinde bir ağırlık hisseder. Tüm vücudu kaskatı kesilir. Hareket kabiliyetini kaybeder, parmağını bile oynatamaz. Kalkmak ister, kalkamaz. Hatta yanındaki eşine seslenmek ister, konuşamaz. Nefesi daralır gibi olur. Bazen ses ve fısıltılar duyar. Bu durum bazen 15-20 saniye kadar sürer. Kişi çoğunlukla “euzu besmele” çekip “ayetel kursi” okuyarak kendisine daha çabuk gelir. Çünkü çekilen besmele ve okunan ayetler o varlıkları uzaklaştırır.O anda dille söyleyemezsiniz çoğu kez o zaman kalben niyet edin ayet ve zikirlere.
Bu rahatsızlıklar bazen her gün, bazen haftada – ayda bir veya uzun aralıklarla tekrar edebilir.
Bu durumda şeytanlar size temas etmiş ve bedeninize girmek yada etkisine almaya çalışmaktadır.
Sabah-Akşam zikirleriyle terk etmemenız ve bedeninizi bu zikirlerle mesh etmeniz gerekir.
Kuran ile tedavi (Rukye) olarak musallat olmadan bu şeytanlari savmalisiniz.
❗️❗️❗️❗️❗️❗️❗️❗️❗️❗️❗️
Selamun Aleyküm, arkadaslar önemle bildirmeliyizki RUKYE cinci medyum ve sihirbazlarin bir ticari amaci olmaya baslamistir! RUKYE nin Medyum Cinci Bakimcilarla yakindan uzaktan bir alakasi yoktur! Bu tür kisilere asla itibar etmeyin RUKYE yapan kisinin en büyük özelliginden biri hasta ile bire bir muhattab olmasi hasta bayan ise asla yalniz kabul etmemesidir. Rukye KURAN ayetlerinin hastaya okunarak sifa niyetiyle uflenmesidir. Ana adi dogum tarihi alinarak yapilan taktikler cincilerin medyumlarin taktikleridir! Yapiklari calismada sadece cinlerden yardim alarak yapilmasidir. Selam ve dua ile.ARRAF, KAHİN VE BAKIM YAPTIRMAK.
ARRAF: Kaybolan veya çalınan bir şeyin yerini bildiğini iddia eden kişiye denir.
KAHİN: Cinleri vasıtasıyla gelecekten ve gizli şeylerden haber veren kişiye denir.
Bunların her ikisi de İslamda yasaklanmıştır. Hz. Peygamber ( s.a.v ) Efendimiz şöyle buyuruyor : " - Bir kimse arrafa veya kahine gider de bir şey sorarsa 40 gün namazı kabul olmaz. İnanırsa Muhammede indirilen Kur'an'ı inkar etmiş olur."
Derdi sıkıntısı olan, nasıl doktora gidip şikayetini söyleyip muayene oluyorsa; metafizik sıkıntısı olan da Bioenerji ve rukye uzmanına gidip aynı şekilde rahatsızlığının tesbitini yaptırabilir. Bu normaldir. Zira Derdini anlatmayan dermanını bulamaz.
Böyle olmayıp da derdini şikayetini söylemeden bakım yaptırmak caiz değildir. Çünkü burada fal ile bağlantılı bir durum ortaya çıkmaktadır.BİOENERJİST VE RUKYECİ bakım yapmaz. Şikayete binaen sıkıntısının kaynağını ve çözümünü tesbit eder.
Parası malı veya çocuğu kaybolan medyuma değil polise başvurmalıdır. Zira bu yollarla kaybolan veya çalınan şey bulunmayacağı gibi, dinen caiz olmayan bir yola başvurulmuş olduğundan günaha girilmiş olur. Eğer bu insanlar kayıp bulmak ta maharetli olsalardı, yerin altındaki hazineleri bulup çıkarırlardı.
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
SALİH ERKEĞİN EN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ
-Namazını kılmalıdır.
-Hayatında haram ve helal ayrımı olmalıdır.
-Davetçi olmalıdır.
-Deyyus olmamalıdır. (Eşini ve çocuklarını kıskanmalıdır.)
-Eşini eve tıkayıp onu şeytan ile baş başa bırakmamalıdır.
-Eşinin ve çocuklarının iSLAMİ eğitimiyle ilgilenmelidir..
-Evine gelince, eşine ve çocuklarına güleryüzle selam vermelidr..
-Evine sadık bir koca, şevkatli bir aile reisi olmaya çalışmalıdr
-Eşiyle ve çocuklarıyla şakalaşmalıdr..
-Ehline harama lokma yedirmemelidir.
-Cahil değildir. Dünyadan bir haberdar olmamalıdır.
-Dışardaki tehlikelere karşı ailesini korumaldır.
-Korkak olmamalıdır.
-Kalbini mal mülk sevgisi doldurmamalıdır.
-Ehlinin geçimini sağlamak için çalışmalıdır.
-Ümmetin derdini derlenmelidir.
-Nasıl olsa evlendik deyip eşini ihmal etmemelidir.
-Evlendim deyip anne ve babasını ihmal etmemelidir.
....
Erkeğin kadına davranış şekli,
İmanının kalitesini gösterir...
Örtünmek sadece baş kısmı için değildir aslında. Örtünmek, mütevaziliğe geçmektir.
Çok mu zenginsin? Ört onu. Fakirler üzülmesin.
Çok mu yakışıklısın/güzelsin? Ört onu. Çirkinler üzülmesin.
Çok mu zekisin, çalışkansın? Ört onu. Çalışıp da başaramayanlar üzülmesin.
Oğlun/kızın çok mu zeki? Ört onu. Komşunun çocuğu tembel olduğu için gözyaşı dökmesin.
Çok mu mutlusun? Ört onu, mutsuzlar üzülmesin.
Tüm bunlar bilinmesine rağmen, örtünmenin/tesettüre girilmenin sadece başı kapamak olduğunu düşünenler için Peygamberimiz Sallallahu aleyhi vesellem’in söyledikleri ise tüyler ürpertiyor:
“Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak,
bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar.”
(Ebu Davud Libas 125, Cennet 52)
cinniyi yakmak için 7 şer defa fatiha,ihlas,felak,nas, ayetel kürsi,tarık, haşr suresi 21,22,23,24. ayetleri,saffat suresi 1 den 10. ayetine kadar ve 7 defa ezan okunur. cinni musallat olan kişinin sağ kulağına bu ayet ve sureler okunursa, cinni ya yanar yada rahatsızlanıp kaçmak zorunda kalır. bu okumayı yapmak hasta için tehlikeli olabilir. okuma sırasında hasta sürekli gözlem altında tutulmalı ve hastanın gözlerine dikkat edilmelidir. yanmadan kaçıp kurtulmak isteyen cin panik halinde gözden veya kulak gibi zarar görebilecek organdan çıkmaya kalkabilir. bu durumlara dikkat edilmelidir. cinlerden, büyülerden ve şeytan şerrinden korunma duaları: bu dualar cinlerin erkek ve dişilerinden korunmak ve şerlerinden kurtulmak için okunur. en az 7 defa okunmalıdır. gece yatarken 7 defa okunursa korkulu rüya ve kabus görmektende kurtulunur. kul euzü bi kelimatillahittammati. la yücavizühünne berrün vela facirün min şerri ma halaka ve zerae ve berae, ve min şerri ma yenzilü minessemai ve ma ya'rucü fiha ve min şerri ma zerae fil ardi ve ma yahrücü minha, ve min şerri külli tarıkin illa tarikan yetruku bi hayrin ya rahmanu. (allah'ın bütün olan kelimeleriyle sana sığınırım, de. yarattığı mahlukatın şerrinden, gökten inen, göğe çıkan, yerde dolaşan ve yerden çıkan bütün mahlukatın şerrinden sana sığınırım allah'ım, de. her uçan ancak hayrınla ve yardımınla uçar ey rahmet sahibi olan.) (mecmuatül ahzab s.579) euzü bi kelimatillahittammati min şerri ma yenzilu mines semai ve ma ya'rucu fiha, ve min şerri ma zerae fil ardi ve ma yahrucu minha ve min şerri fitnetil leyli ven nehar, ve min şerri tavarikil leyli ven nehar, illa tarikan yetruku bi hayrin ya rahman, allahumme ente rabbi la ilahe illa ent, aleyke tevekkeltu ve ente rabbul arşil azim, maşaellahu kane ve malem yeşe' lekum yekun, ve la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim, a'lemu ennellahe ala kulli şey in kadir, ve ennellahe kad ehata bikulli şey in ılma. euzu bi kelimatillahittammati, elleti la yucavizuhunne berrun ve la facir, min şerri ma halaka ve zerae ve berae, ve min şerri ma yenzilu minessema', ve min şerri ma ya'rucu fiha, ve min şerri ma zerae fil ardi ve min şerri ma yahrucu minha, ve min şerri fitenil leyli ven nehar, ve min şerri tavarikilleyl, illa tarıkan yatruku bihayr, ya rahman. allahümme eizni, min cevrissultani ve keydişşeytani ve arratillisani ve hadesil cırani ve takallübil a'yani ve mimmen hasede ve şemme ve akade. (allah'ım, büyüklerin zulmünden, şeytanın hilesinden, lisanın hatasından, komşuların hasedinden, gözlerin hırçınından, hased edenin hasedinden ve çirkin hissedenlerin hislerinden sana sığınırım.) (mecmuatül ahzab s.185) allahumme ente rabbi, la ilahe illa ente, aleyke tevekkeltu ve ente rabbil arşil azim, maşaellahu kan, ve ma lem yeşe'lem yekun, ve la havle ve la kuvvete illa billah, a'lemu ennellahe ala kulli şey in kadir, ve ennellahe kad ehata bikulli şey in ılma, ve ahsa kulle şey in adeda, allahumme inni euzubike min şerri nefsi ve min şerrişşeytani ve şurakaih, ve min kulli dabbetin ente ahizun binasıyetiha inne rabbi ala sıratın mustekim. allahümmeh da'li cemıa men yerani minel cinni vel insi vettayri vel vahşi ved devabbi vel hevami. (ey allah'ım, insan, cin, kuş, vahşi hayvanlar ve çeşitli yaratıklardan, beni görenlerin hepsini bana itaat ettir. (mecmuatül ahzab s.178) allahumme inni euzu bi vechikel kerim, ve kelimatikettammat, min şerri ma ente ahizun binasiyetih, allahumme ente tekşiful me'seme vel mağram, allahumme innehu la yuhzemu ve la yuhlafu va'duk, subhaneke ve bihamdik. bismillahillezi la yadurru maa ismihi şey'un fil ardı vela fis semai ve huves semiul alim. (ne yerde, ne gökte adının anılmasıyla hiç bir şeyin zarar veremeyeceği allah'ın adıyla ki, o, çok iyi duyan ve çok iyi bilendir.) günde 3 veya 7 defa okunur. bismillahi erkike min kulli şey in yu'zik, ve min şerri nefsin ev aynin hasidinillahu yeşfik, bismillahi erkik. (allah'ın adıyla sana zarar veren her şeyden, her nefis ve hasetci gözün şerrinden allah'a sığınırım. allah sana şifa versin. seni koruması için allah'ın adıyla o'na sığınırım) bismillahi yubrik, ve min kulli dain yeşfik, ve min şerri hasidin iza hased, ve min şerri kulli zi ayn. euzu bi kelimatillahittammati, min kulli şeytanin ve hamme ve min kulli aynin lamme. euzu bi kelimatillahittammati min şerri ma halak. (mahlukatın şerrinden allah'ın tam kelimelerine sığınırım) ---------------------------------------------------------------------------- euzu billahissemiıl alimi mineşşeytanirracim şeytan şerrinden sığınmak için 3 defa okunur. --------------------------------------------------------------------------- ve ilahuküm ilahün vahid, la ilahe illa huver rahmanur rahim. bu ayet cinleri ve şeytanları kahreder ve kova
VİTİLİGO (Ala Hastalığı)
Stres, Karaciğerdeki Proplemler sebeptir.Alması gerekenler alınmayıncada yakalanılır.
Mısır;Altın, gümüş, bakır, çinko var bunda.Mısır yenmeli.Patlamış mısır, haşlanmış mısır ye ve salataya kat.
Tera tohumu bu hastalıkta çok etkili.Sabah ve akşam 1 çay kaşığı alınmalı.Bala katarak 1 bardak ılık su ileiki yemek arası al.1 saat yemek yeme.
Strese; MELİSALI ÇAY.
Karahindiba ilede karaciğeri rahatlat.İster çay ister macun yap.Ve karaciğeri yoran şeylerden uzak dur.Fazla yağlı, kızartma, acı , paket ürünlerden uzak durulmalı.Çerezlerde az ye.Strese ve karaciğere ikisi karıştırılarakta çay yapılabilinir.Ve ya macun.Bu bilgilerin çoğunu bir doktor ve herbalistten yazmışım.Son satıra kendi fikrimi eklemişim.Bu kişinin bilgileri harika.Çok faydalandık biz.Ama bitkileri tablet almak zarar.Kendimiz toplu yerden alıp kullanıyoruz gerekince.Hem ucuz hem daha iyi ömrü 1 senelik olması açısından.
BAĞIRSAK KURTLARINA KARŞI
1- Kabak çekirdeği( çekilmiş).......100 gr
Sabahları bir bardak su ile içilir.En az 5+6 gün devam edilir.Bunun sonunda müshil içilir.
Çocuklara 40 gr verilir.
100 ne kadar yapar bilmiyorum.Terazimle ölçmedim.Eğer çoksa 1 yemek kaşığı bile yetebilir.Muside sinameki kullanılabilir.1 tatlı kaşığı bir bardak suda demlenir.Petek balı ile tatlandırılır.Yudum yudum aç içilir.Burada kabuğu ilemi çekiliyor bilmiyorum.Ama aktarcım yensede öldürür dedi.Sizin için danıştım.Fakat siz sorun geçmezse kabuklu çekin ve birde böyle yapın.Ve kavrulmamış olacak.
2-Yaş nane ağızda çiğneneyerek yutulur, üzerine üzm hoşafı içilir.
3- Kantoron
Nane-yarpuz suyu (yabani nane sanırım , bunutanıyorum doğada kendi başına oluyor, su kenarlarında)
Kabak çekirdeği
Rezene
Kekik
Mersin yaprağı
Çörek otu
Baharlı tera tohumu
Bu maddelerin her birinde bağırsaktaki kurtları düşürme kuvveti vardır.Bir kaşık ve ya daha ziyade toz haline getirilerek içilebilir.( Bende diyorum ki; çay olarakta iyidir.Ve kişinin mide ölçüsü önemlidir.Dokunmayan ölçü mide ölçüsüdür.İnsanlar mide ağrısı yapınca bırakıyor.Ama mide ölçüsünü aktarcımdan öğrendim.Televizyonda asla söylemiyorlar.Petek balı tatlandır çayını.Toz yutmak zordur.Su ile ıslayarak toparla.Ve ya nar ekşisi, pekmez, bala koyda ye .1 büyük su bardağı ile.Nar ekşisi iştah kapatabilir.Ama her şey kişye göre değişir.
3- Nane bal ile macun yapılır yutulur.4- Kekik kaynatılır içilir.
5-Ezilmiş birer tatlı kaşığı yutulur.( Ben diyorum ki bunu yapmak zor olabilir.Yoğurda konupta yenebilir öbürünü yapamayan.
Arkadaşım daha vardı tarifler.Sayfa;88-89-90-91 'de.Diğer kitaplarıma bakamadımYani Allah'ın bir çok yarattığı ilaç var.Ve biri sayfaya atmış ki; çiğ salm ve sucuk yemek sonucu bağırsakta kurt oluyor.Bunları yeme.Kasaptan aldığın ete dikkat et.Memleketine domuz eti getirip sattılarsa bunlarda tirişin denen kurt varmış.Doğal beslen.Paket ürünlerdende uzak dur sağlığın için.Çocuklara toz silme çay kaşığı ile başla.Byüklere 1 çay kaşığı toz alınacaksa.Gün içinde yine al.Bu dokunmama yönünden en güzeli.Çünkü mideler eskisi gibi sağlam değil.Eski insanlar doğal besleniyor ve tarlada çalışıyordu.Hava temizdi.
-------------------------------------------------
PERTESH= RERTES HASTALIĞI
Çocuklarda görülür.Kalça epifizinin( büyüme kıkırdağının bozukluğudur.Enfeksiyon, kas zayıflığı, sıvı artışı, kalçada ağrı, kireçlenme,kan akımı geçişi duraklaması sonucu kemik ölümü.Kalça eklemi yuva içinde durmuyor.Çocuklarda düşme gibi oluşan kırık sonucu.Tıpta antiemflamatuar (iltihap kurutucu) ilaçlarla tedavi ediliyormuş.Ve ameliyat diyorlar.
ŞİMDİ; Dr Ömer Coşkun ; iltihaplı dişi çekiyorlarmı? Hayır.Bu durumda iltihap olan yere bıçak vurulmaz.Peki tıpta basit bir mikrobu bile öldüremedikleri oluyor kimyasallarla.Aktarcıma hastalın özelliklerini anlattım.Oda bir tarif verdi.Hücre yenileyici, iltihap kurutucu, kemikleri güçlendirici. bağışıklık sistemini güçlendirici..Peki benim dediğim bitkiler nasıl olur dedim? Bunlar yeterli ama senin dediklerinde olur dedi.
Arı sütü
Polen
Propolis
Çörek otu,
Isırgan tohumu
Köpek balığı kıkırdağı
Yukardan 3 tanesini aktarlardan değil arıcıdan alınmalı.Arı sütü nasıl alınır kimse bilmiyor.Eşim süper arıcı.O kendi düşünüp almış.Alır almaz bala karılırsa korunuyor.Toz propolis almayacaksın.Buz dolabında bekleteceksin parçalara bölüp ve onu döveceksin demir dövecekte. Bu bir sakızdır.Olmuyorsa hohut büyüklüğünde bala karıp ver.Polen diye unu boyayıp satıyorlarmışİnternette okudum.Ayrıca uzak doğu, yani çin gibi yerlerden gelen bir işe yaramıyor.Kullandım biliyorum.Oysaki eşimin aldığı arı sütü çok harika etki etti.Toukta ağrı ve sertleşme olmuştu.
İltihap damar tıkar.Stres damar tıkar.İltihap giderse o bölge kanlanır ve beslenirse sorun kalkar inşaAllah.Köpek balığı kıkırdağını kemiklere dedi.Hücreler yenilenirse sorunlar çözülebilinir.Ben Zencefilde süper iltihap kurutucu tek başına sizin tavsiyenizle dedim.Onuda ekleyin.Ayrıca benim tarifim geliyor,
Zencefil (iltihaba)
Çörek otu( iltihap, hücre yenileyici, kireçlenme, kan temizleyici, morel ve uyku düzenleyici, neşe verici, kötü duyguları giderici.Ha bu yazdıklarım zencefil içinde geçerli.)
Isırgan tohumu
Kekik( süper mikrop öldürücü.Mikroplarda iltihap yapa.Mikrop ölür iltihap gider Allahın izni ile.
Çemen (kemik güçlendirici, dışardanda yağını yap sür.Diğer adı boy otu.Boy uzatır.
Kantoron yağı; dışardan sür.Güneşlensin.Dolaşımı hızlandırır.Ağrı gider.Çemen yağı ile karıştırsan süper olur.
Kırkkilit otu çay;5 dk kaynatılır büyük bardak suda.(KLORSUZ SU) ikiye böl ve gün içinde içir.Petek balı ile tatlandır.Yudum yudum.
Güneşlenmeden olmaz.BU yukardaki kırkkilit otu süperdir.Kemikler, kıkırdak, kaslara güç gelmesi, kasların kuvvetlenmesi için.Silisyum denen madde varmış bunda.Birde deniz kumunda.Deniz kumu getirtip ısıtıp çocuk ayaklarını basabilir.Deniz kenarında iseniz.Bu ot kaynatılıp sürülür sorunlu bölgeye.Va ya ayaklar sokulur.Ayak altı böbrek vazifesi görüyormuş.Ve ayak yolu ile bedene çekilir yararlı maddeler.
ÖZET;
Zencefil
Çörek oto
Kekik
Isırgan tohumu
Çemen
Havlıcanda romatizma hastalıklarında harikadır.
Macun yap.Bir çay kaşığı yemek arsı 1 çay bardağı su ile ver.Gün içinde 2 kez güzel olur.Asla ağrı olmayacak.Sor çocuğuna.POlmazsa silme ver.Yani azalt.
Kantoron yağı sür ovarak sorunlu yere.Ve ya bütün bedene.
Kırkkilit otundanda çay.1 çay bardağı kalanı alabiliyorsa kalanıda başka vakit.Bunların hepsini yapmaya zorlama.1 çay kaşığı macun bile iyileşmeye sebep olabilir.Gücü neye yeterse çocuğun.6 ayda hücre yenilenir dedi Dr Ömer Coşkun.Önemli olan devamlı almak.Sadece zencefil ve kırkkilit otu bile yetebilir.Biri iltihaba,Diğeri kemiklere.İkiside hücre yenileyici.Bağışıklığa.
GÜNEŞLENMEK şart.30 dk yetebilir.El ve ayaklardan, yüzden yeter.Cam arkası olmaz.Doğrudan.Doğal besle çocuğunu.Soğan kabuklarını çorbana at.Sulu yemeklere koy.KEMİK ERİMESİNE BU.
Lahana, brokoli, karnıbaharda önemli kemiklere.Yemeklerini yap.Sanayi ürünü yemesin.Pakete giren şeyler yani.Dua et.Ayetlerle şifa iste.Suya yağa oku.FATİHA, Felak, nas, ayetel kürsi, ihlas,yasin.Anlamlamları ile ama.Sonra çocuğuna , suya, yağa eve üfür.Sadaka ver.Benden bu kadar arkadaşım.Rabbim şifa versin.Aktarcımın dediği arı sütü , poleni bulabilsen ha süper olurdu. Ha macun derken bunları şişeye koyacaksın.Toz alıp.Ve ya kendin kahve değirmeninde öğüteceksin.1 çay kaşığı alıp 1 tatlı kaşığı petek balı ile karacaksın.Hepsini birden macun yapma.Yiyeceğin zaman.Daha fazlada bal konabilir.Çemen serttir.Önce demir dövecekte dövülür sonrada kahve değirmeninde.Çok müşterisi olan aktardanda toz alabilirsin.Kavonoz serin yerde ve hava almayacak.Alır almaz ağzı kapanacak.Çay yaptığınında ölçü 1 tatlı kaşığı olamlı.Yani bir tutam.1,5 gr büyüklere göre hazırlanır.İkiye bölünür.
BAĞIRSAK KUTRLARINA
1- Yaş nane ağızda çiğnenerek yutulur.Üzerine üzüm hoşafı içilir.
2-Kantoron,rezene,mersin yaprağı, kekik,çörek otu bu maddelerin her birinde kurtları düşürme kuvveti vardır.
3-Sarımsaklı bal macun yapılır ve yutulur.
4-Çekilmiş çörek otu sıcak su ile yutulur.
5-Ihlamur kaynatılır içilir.
6- Tera tohumu balla macun yaplır yutulur.
7-Semiz otu usaresi ( suyu) içilir.
8-Nane balla macun yapılır yutulur.
9-Kabak çekirdeği havanda dövülür ve balla macun yapılır sabah akşam yutulur.
Bu bilgiler İbni Sina'dan. Sayfa 88,89,90,91 de başka bilgilerde var.
Şimdi bilgiler benden;Herkesin mide ölçüsü vardır. Ölçü şudur. Asla yediğin macun , çay sana rahatsızlık vermeyecek. Ağrı olmayacak. Bitkiye yeni başlayan 1 çay kaşığı balla hazırlanmış macun alır. Bir bardak su ile. Su va bal mideyi korur bozulmaktan. İki yemek arası aç alırr iştahım açılmasın diyen . Ve bir saat yemek yemez. Günde iki kez alabilir. 5 alan bile var. Yani sizin alama gücünüz önemli. Bedeni zorlama ve mideyi hasta yapma. Kaynatma ve demleme yapılabilinir.
1 tatlı kaşığı büyüklere iyidir çay yapmak için. Büyük su bardağına koyarsın ve üstüne kaynamış klorsuz su dökersin. Üstünü kaparsın. 10 dk demlenir ve süzülür. Ilık hale gelince petek balı ile tatlandır ve yudum yuduç iç.
Macun yapacaksak ; diyelimki çörek otunu kullanacağız. Öncelikte tohum alalım. Kahve değirmeni alalım. Boş marka çok kaliteli. Kullandığım için biliyorum. 2 yemek kaşığı alıp öğütelim hemen kavonaza koyup ağzını kapatalım. Oksitlenme oluyormuş açık kalırsa. Yani küflenme. Bu zararlı.1 çay kaşığı alıp 1 tatlı kaşığı petek balla macun yapalım. 1 çay kaşığını bir su bardağı ılık su ile yiyelim. 2 çay kaşığı yapar bu karışım. Hepsinide yiyebilirsiniz. Hepsini yeyince ağrı oluyorsa sizin mide ölçünüz 1 çay kaşığıdır.
Semiz otu suyumu içeceksin? Semiz otunu güzel yıka ve roboto koy. Üstüne 1 çay bardağı ve ya fazla su ekle. Robotu çalıştır . İster böyle iç. İster içemezsen süz iç. Semiz otu miktarınıda kendin ayarla.
Kaynatma yapılacaksa 1 dk yeter. 1dk demle diyor Kunak Doktor. İstersen 5 dk demle sonra sonra süz . Ilık hale gelince petek balı ile tatlandır ve yudum yudum iç. İyileşene kadar devam 21 gün kür güzel olur ve ya tam iyileşene kadar devam..
ZAYIFLAMAK İSTERMİSİN?
İstersin İstersin.Tamam bende sana yardım edem ha?
Sandolos sakızı 50 gr
Çörek otu 50 gr al. Çörek otu toz alınır. Öbürünü buzlukta beklet.2 saat. Sonra çıkar ve hemen kahve değirmeninde tıııııııııırt çek. Hemen toz olur ve kavonoza koy ağzını kapa. Çörek otunuda 4 ve ya 7 günlük olacak şekilde dövülmemiş alıp yapsan saha güzel. Kahve değirmeni olmayan demir dövecek kullansın.
Sabah sakız akşam çörek otu kullan.
1 çay kaşığı sakızı çay bardağına koy. Üsyüne kaynamış klorsuz su dök. Yapşıp birleşir. Ilıyınca bunu dişinle keserek yut. Bu su ve bir su bardağı ılık su ile. 30 dk yemek yeme. Çörek otuda aynı usul.
Isırgan tohumu, ısırgan yaprağı, sinirli otta iştah kapatıcıdır. Bu ikiside yeretli. İştah keser ve yağ yakar. Ama kendinde gayret edeceksin. Yürüyüş ve ya ev işi, tarla , hareketli işlerde güzel zayıflatır. Şartı beslenmede değişecek. Kalorili, yağlı , şekerli , hamur işi ya az yenecek ya da mümkünse uzaklaşmak güzel.Özellikle akşam yemeklerinde. 7 sıraları uygun. Acıkmadan yemek yok.Doymadan kalma var. Sebze ve meyve ağırlıklı ama yine ölçülü. Yemek yiyip yatmak yok. Her ikramı alamk yok. Aslında toksan her lokma eziyettir ve zaten iyice acıkmadan yemekte tatda olmuyor.Biberiyede zayıflatıcı, çam yaprağıda. Kaynatma 1 dk ve 1 dk demleme.Ama içine bal konursa iştah açabilir. Mesele ben çörek otu, zencefil, ısrgan tohumu ile macun yaparım.PETEK BALI İLE. bU BENİM İŞTAHIMI KESER. Bal ve su mide korur. Herkes bedeninin sesini dinlesin. Benden bu kadar zayıflamak isteyenler. Karın dümdüz olacak anlaşıldımı?
Bağırsak iltihabı (Kolit)
Bağırsak iltihabı ve yaralarında uygulanacak tertipler;
1-Kına , tuzsuz tereyağı macun yapılır yenir.
2-Keten tohumu bal ile macun yapılır yemeklerden önce yenir.
3-10 gr günlük , 50 gr kuru üzümle yenir.
4-Kantoron kaynatılır birer bardak içilir. Günde 3 defa tekrarlanır.
5-Servi kozalağı kaynatılır elde edilen mayi bal ile içilir.
6-Yemeklerde sumak yenir.
7-Mazı , un haline getirilir birer tatlı kaşığı yenir.
8-Bol bol kaymak yenir.
9-Sumak yenir.
10-Mesteki yutulur.
11-Birer tatlı kaşığı mesteki sıcak su ile yutulur.
12-Birer çay kaşığı mürsafi sıcak su ile yutulur.
13- Böğürtlen bol bol yenir.
14-Çemen unu macun yapılır birer kaşık yutulur.
15-Menekşe kaynatılır ve elde edilen suyu içilir.
16-Papatya ıhlamur gibi kaynatılır bardak bardak içilir.
17- Koyun otu kaynatılır şerbet yapılır içilir.18-Kaynatılmış keçi sütünde kızdırılmış demir bir kaç defa söndürülür, birer bardak içilir.
18-Meşe palamudu bal ile macun yapılır yemeklerden önce birer kaşık yutulur.
19-Birer bardak eşek sütü içilir.
Dahada tarifler var. Bunlar İbni SİNA'DAN Ansiklopedisinden.
Sayfa;87-88
Birde sayfa;295-296-297 'de tarifler var.Bunuda yazsam güzel olur. Buradaki tarifin birinialır yaparsın. Ama eskiden mideler sağlamdı.Ama şimdi sağlam değil. Burada verilen ölçüler fazla gelebilir. Biz ne yapalım peki? Macunu 1 çay kaşığı kullanabiliriz.Dokunursa bal oranını çoğaltırız. Petek balı tam balmış. Sır çekilmiş olmalı imiş. Yani banada bunu zor öğretti diye diye. Gerçekten mide petek balını seviyor. Sonra 1 su bardağı ılık su korur mideyi. Sabah çok hassas olur mideler. Dokunursa iki yemek arası alınır. Yine dokunursa gün içine yayılır. Ama kesinlikle ağrı olmayacak ve rahatsızım demeyecek mide.
Birde Dr Ömer Coşkun'un bilgileride çok güzel. Bunuda yazabilsem ne iyi olurdu. Biz çoğu bilgileri bu doktordan uyguladık. Sonra İbni Sina'ya başladık.
Kolit bağırsak kanseri demek.Bağırsakta iltihap olarak almış İbni Sina.
MİDE HASTALILARINA
MİDE İLACI ( GASRİT, ÜLSER VE YA MİDE KANSERİ VE MİDE İLE OLAN HER SORUNA) Çörek otu, ısırgan tohumu , zenzefil Bu üçü kahve değirmeninde toz ya.50 mesela her biri 1 çay kaşığı al. 2 katı petek balı ile kar. İstersen 3 kat. Ve aç olarak 1 çay kaşığı al. 1 büyük su bardağı ile. 30 veya 1 saat yemek yeme. Sebebi hem mide korunur hemde iştahın açılamaz. Her yemek öncesi.Zayıfsan eğer yemek sonu ye.15 dk sonra mesela. Ama miden yemeğe hazırsa. BEDENİ DİNLEMEK ÖNEMLİ.Ha iştah açılmazsa ısırganı çıkar. Onun iştah kapatma özelliği var. Ama yemek sonu yenirse iştah açar diye biliyorum. Bu karışım balgamda atar. Kabızlıkta etkili.İçine istersen başka bitkilerde ekleyebilirsin. MESELA; kekik. sinemaki, şahtera keten tohumu gibi.Bunlarında ayrı ayrı etkileri vardır.KARECİĞERE, SİNDİRİME, mikrop öldürmeye, kabızlığa, iltihap kurutucu yani. Ama yukardakilerin 3 süperdir. Midedeki her soruna, kareciğere ve kan temizliğine, kireçlenme, sinir sisteminde, uykusuzluk , ağrı kesici sorununda.Dahada var yani. Büyü yapıldı ise bu durumda kan kirlenir ve mide bozulabilir.Midede iltihap ve kanser olabilir.Bu durumda bedende balgam oluşur okunmuş su ilede içilir bu macunlarada okunursa balgamı güzel atar. Okunmuş bitki karışımı yağlarda atar zehiri.Evet arkadaşlar günde 2 kez alınabilir. Güz yeten 3 te 4 'te alabilir. 5 bile alan akatarcımın midesi iyileşmiştir. Ondan çok harika bilgiler öğrenmişimdir. TELEVİZYONDA BİLE ONUN VERDİĞİ BİLGİLERİ vermiyorlar.Mide ölçüsünü onun açıklamaları öğrenmişim.
TROİD HASTALILARINI HEPSİNE
TROİD(GUATIR) Tera tohumu .........100 gr Çörek otu..............50 gr Isırgan tohumu.......50 gr Zerdeçal.................50 gr Zencefil...................50 gr Bunlar toz alınır güvenilir ve çok müşterisi olan akatarcıdan.Bir kavonaza konur ve hemen ağzı kapatılır.Hava almamalı. Küf olayı olmasın. Ve yeneceği zaman 1 çay kaşığı al. İki kat petek balı ile iyece karıştır. Ve şişmansan aç ye.Veya iki yemek arası aç ye. Yemekten 2 saat sonra midede yemek kalmaz.Ne kadar yiyeceksin? Mide ölçüne göre .1 çay kaşığı ile başla. Ve bir büyük su bardağı su ile. Günde 3 kezde alabilirsin. Gücün yeterse. YARIM VE YA 1 SAAT YEMEK YEME.Bununla az çalışan, çok çalışan, İLTİHAPLI OLAN,kanser olan dahi Allahın izni ile iyileşebilir. 4 kişi iyileşti.Ha nodülde dahil. HEPSİDE KANSER RİSKİ VAR DEMEK.Burada önemli olan doğal beslenilsin. Yeşillik ve meyveye önem verilsin. Hacamatta iyileşmeyi hızlandırır. Sülük tedaviside çok güzeldir.Sanayi ürünü yemeyin.Stres yapmayın dünyaya. Ve Kuran kesinlikle olamlı. Şifa ayetlerini okuyup ellerinize üfleyip bu bölgeye sürün. Aynı okunan ayetler ve ya yasin felak, nas, fatiha, ayetel kürsi, ihlasta ekleyip suya üfle ve o suyu iç. Yemeklere kat. Ayrıca namazını kıl. Güzel kul ol. Kusurlardan uzak dur. Allaha ellerini aç. Ve çok günahlara tövebe et.Yalvar RABBİNE ŞİFA İÇİN.Unutma Kuarandan şifa istemeyene şifa verme diye Peygamberimiz böyle bir söz söylemiş biliyorum. Peki bitki kullanmak istemezsen, sorun yok çaresiz değilsin.Yeşil cevizden yapılan reçeli tüket.Rabbim şifa versin.
SÜLÜK TEDAVİ SONUCU
KLESTROLE;
Burada iki bitki önemli.Keten tohumu ve biberiye.Keten tohumu 1 tatlı kaşığı tüketilebilse , biberiyede 1 tatlı kaşığı olarak çay.
TC Güler Konuk - Didar Tezcan
Sevgili kardeşim bu güzel bilgiler için ellerine yüreğine sağlık. .....
Benim 12 yaş oğlum okula gidiyor ama ders...sınav ...başarısız odev hiç yapmıyor üzüntüye bende iyi huylu bobreustu bezde cikti...göğüste ki kitle araştırılıyor yol yordam bilgi dua.tavsiyen...saygilar Allah yar ve yardımcı olsun
—
Böbrekleri korumak için ALTIN BAŞAK otu çay. 1 kez.
Eşimin böbrekleri az çalışıyor.
Altın başak otu ; böbreğin çalışmasının azaldığı vakalarda çok iyi.3 ay ile 6 aya kadar kullanılacak.
Yoğurt otu
Potasyum yüksekse meyan kökü. 21 günde düzelir.Düşükse muz yemeli.
BÖBREK TAŞLARINA
Çinko ve magnezyum olan yiyecekler yemeli.Börek taşının üremesine engel olur. Ve var olan taşı eritir.
KIRKKİLİT OTU; SİLİSYUM, MAGNEZYUM var.Maden gibi ot.
1 su bardağı suya 1 tatlı kaşığı koy. 5 dk kaynat.Keskin koku çıkarsa tamam.Çıkmazsa iyi değil.Günde bir bardak iç. 30 gün.Ele alınca kırılıyorsa bu ot , faydalı olmaktan çıkmıştır.( Bu bilgiler bir Dr ve herbalisten.)
KANSER
1-Isırgan tohumu, karabaş otu yenirse yahut suyu içilirse, karabaş otu kenseri büyütmez, ısırganda küçültür. yarım saatte bir bol bol içilir.
2-10 gr ısırgan tohumu , birer kaşık bal ile yutulmalı.
3-Isırgan, bala karıştırılarak yenirse kansere iyi gelir.Isırgan kanserin düşmanıdır.Isırgan yemeği çok yenilen memleketlerde kanser hastalığı olmuyor. 4 gr ısırgan tohumu bala karıştırılır , birer bardak su ile aç karna yenir.
Bu bilgiler İbni Sinadan. Ansiklopedisinden.
KANSER
TÜM KANSER HASTALARINA
Zencefil, çörek otu,ısırgan tohumu,zerdeçal,üzüm çekirdeği
Börekteki her soruna;
Altın otu, kırkkilit otu,karahindiba bunlar faydalı.Yukardaki macun yapılır yenir. Diğerleri çay yapılır.
Rukya Tedavi
Koku yoluyla yapılan sihir; bu böylelikle açıklanılır, büyücü çeşitli kokuları tütsü ve yahut parfüm ile karıştırır. Kim ki bu karışımı koklarsa, sihir bu kişiye bulaşabilir. Böylelikle sihir kişinin burun etrafında olur. Belirtiler şunlar olabilir; kişinin burnundan ve yahut kulaklarından durduk yere kan akar. Ve, nefes almada zorluklar yaşayabilir. Hasta, rukya tedavisi yanı sıra, udu hindi/kust el hindi (ödağacı) kullanmasıda tavsiye edilir ve burun kenarlarına hacamat uygulanılır.
Sahih bir hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmektedir; "En sağlıklı tedavi yöntemi hacamat ve kust kullanmaktır. Anjinden dolayı (bademciklerini) sıkarak çocuklarınıza azab etmeyiniz."
(Buhari 76/13 ; Müslim 1577 )
Bir diğer hadis: "Ben küçük bir oğlumla birlikte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in huzuruna girdim. O sırada boğazındaki hastalığı sebebiyle çocuğa (ilak denen) tedavi uygulamıştım." Rasulullah şöyle buyurdu: “Çocuklarınızın boğaz hastalığını niye ilak usulüyle (elle sıkarak) tedavi ediyorsunuz? Size şu Ud-u Hindi'yi (Kust-u Hindi) tavsiye ederim. Zira onda yedi türlü şifa vardır. Zatülcenb'in ilacı ondadır. Boğaz hastalığına karşı burna damlatılır. Zatülcenb'e karşı ağızdan verilir.”
İmam Zühri der ki: “(Resulullah) bize (ilacın fayda vereceği) iki şeyi açıkladı, ama beşini açıklamadı.”
(Buhari, Tıbb 10, 21, 26; Müslim, Selam 139, (1214); Ebu Davud, Tıbb 13, (3877)
Didar Tezcan Yağını yaptım.Tarifde aktar vermişti.40 gr udiye 100 gr yağ kymuş olabilirim. Ya böyle bilgileri yazmalıyım. Aklımda kalmıyor ta.3 günde bir burna 2 damla. Her bir tarafa bir damla. BESMELE İLE OLMALIyoksa daha çok gelirler demişti. Aktarlardanda bu konuda bilgililer var. Ayrıca çok yakıyormuş genzi.
Rukya Tedavi Udu Hindi (Kustu Bahri) ve çeşitli hastalıklar için kullanım şekli
Hastalıklar:
1) Kanın pıhtılaşmasını önleyici, karaciğer ve sindirim sistemini düzeltmede bağışıklık sistemini güçlendirmede
2) Küçük çocuklarda parazit, bağırsaklardaki bakteri dengesini sağlamada, zayıflamak için
3) Böbrek ağrıları ve idrar sorunları, Ateş düşürücü, Sinirleri yatıştırmada, Dimağı (Beyin) kuvvetlendirir.
4) İshal ve kabızlığı önleciyi (düzenleyici), İktidarsızlığın tedavisinde, Vücudu kuvvetlendirmede
5) İştah açıcı, Hayız (adet) düzenleyici, kısırlığın tedavisinde, Nifas dönemlerinde, Kolera, Ağız kanseri
6) Siyatik, Mide üşütmelerinde, Zorlukla işeme/İdrar ttukluğu ve kan işeme, Felç hastalıklarında, Zehirlere karşı
7) Dalak ve Pankreas(Şeker vb.) hastalıları, Kansızlık, Karaciğer temizleyici ve safra kesesi ağrıları, idrar tutukluğu,
8) Balgam söktürücü, – Grip ve nezle, Kaşıntı ve egzama, Gastrit, Sarılık, Gut hastalığı
Kullanımı: Suyla ( 1 tatlı kaşığı ) ve balla ( 1/1) içmek suretiyle kullanılır.
Solunum yolu hastalıklarında: Astım, tüberkiloz , faranjit, soğuk algınlığı, boğaz iltihabı, bademcik, zaturre, ateş, sinüzit,migren ve baş ağrısı,
Kullanımı: Burundan tozunu çekmek suretiyle kullanılır yada kust-i-hindi zeytinyağı karışımını her bir burun deliğine 4-5 damlatılır.
Yara, yanık, kesik, leke ve izlerin kapanmasında: Kremi sürülür yada su ve balla karıştılarak lapası kullanılır.
Kremi hazırlanışı: 2 yemek kaşığı kust-i-hindi tozu yarım su bardağı zeytinyağında 10-15 gün süre ile güneş görmeyen bir yerde ağzı kapalı bir şekilde bekletilir ve hazır hale gelir.
Vücuttaki bakteri mikrop, mantarı öldürmek, koltuk altındaki ve kasıklardaki egzama, mantar: Banyo suyuna katılarak kullanılır.
Çocuk hastalıklarında: 0-6 aya kadar olan çocuklar anne sütünden ilacı alırlar. Emziren anneler çocuğun soğuk algınlığı, öksürük ve bunun gibi rahatsızlıklarında kendi kullanılır. Günde en az 2 en çok 5 tatlı kaşığı kust-i-hindinin tozu içilir. Hem anne hem çocuk için çok faydalıdır. Anne, çocuk iyileşene kadar tatlı, hamur işi ve sütlü tatlılar uzak durmalıdır.
6 ay ile 1 yaş arası çocuklar: Bir bardak (200 ml) kaynatılmış suya 1 tatlı kaşığı kust-i katılır, bu karışımın ¼ ünü günde 1 kez içer. 1-5 yaş arası: ¼ ünü günde 2-3 kez içer.
Hamilelerde kullanım: Hamile kadınlar rahatlıkla kullanabilirler ve çok faydalıdır. 1 tatlı kaşığı kust-i-hindiyi günde 2 kez içecek yada bir kabın içine 2 tatlı kaşığı kust konur ve buharı solunur. Ya da kust zeytinyağı karışımı her bir burun deliğine 2 damla damlatılır ve günde 2-3 kez tekrarlanır.
Hamilelik ve zayıflama sonunda bedende oluşan çatlakların ve izlerin iyileştirilmesinde: 1 tatlı kaşığı bala 1 tatlı kaşığı kust-i hindiyi ya da birkaç damla su ve 1 tatlı kaşığı kust-i-hindiyi ya da 1 tatlı kaşığı kust-i-hindi ve 1 tatlı kaşığı ezilmiş deniz yosunu (alg) karıştırılır merhem yapılır. Ve bu çatlakların, lekelerin eski, yara, yanık, dikiş izlerinin üzere sürülür. Açık yaraların üzerine konulursa yara iz bırakmadan kapanır.
Vajinal iltihaplarda: Doğal bal (kişi alerjik değilse) bir ped üzerine sürülür üzerine bir miktar kust-i hindi serpilir. 7-10 gün süre ile kullanılır.
Kozmetik/Güzellik: 1/10 oranında bal ile ya da zeytinyağı ile karıştırlıp yüze masaj yaparak sürülür.
Mide ülseri: Udu hindi tozu zeytinyağıyla karıştırılıp sabahları aç karnına 1’er fincan içilmeye devam edilir.
Baş ağrısı: Udu hindi tozu, bal şerbetine karıştırılıp içilmeye devam edilir
Bademcik: Udu hindi tozu zeytinyağıyla karıştırılıp buruna çekilmeye devam edilir.
Kulak ağrısı: Udu hindi tozu, zeytinyağı ile suda su çekilene kadar kaynatılıp, zeytinyağı kulağa damlatılır.
Didar Tezcan Yağını yaptım.Tarifde aktar vermişti.40 gr udiye 100 gr yağ kymuş olabilirim. Ya böyle bilgileri yazmalıyım. Aklımda kalmıyor ta.3 günde bir burna 2 damla. Her bir tarafa bir damla. BESMELE İLE OLMALIyoksa daha çok gelirler demişti. Aktarlardanda bu konuda bilgililer var. Ayrıca çok yakıyormuş genzi.
Sihir'in çeşitleri:
1. Yeme ve içmekle gelen sihir
2. Koku yolu ile gelen sihir
3. İpe düğüm atilarak yapilan sihir
4. Kişisel eşyalar ile yapilan sihir
5. Toz ile yapilan sihir
6. Sivi maddeler ile yapilan sihir
7. Muskalar ile yapilan sihir
8. Yildzname ile yapilan sihir
9. Gömü ile yapilan sihir
NOT: Bunlarin hepsini Allah'in izniyle acikayacagiz...
YEME VE ICME ILE OLAN SİHİR
Yeme ve içme ile bedene giren sihir ile beraber bir kaç cinde girer. Cinler bedendeki sihiri korumakla görevlendirirler. Cinler, sihir ile bi arada olup (tabiri caiz yapışık bi şekilde), ipler sayesinde sihiri bedende tutar. Sihir bedende olduğu müddetçe cinde bedende kalır. Ne zaman ki sihir bozulur, cinlerde böylelikle bedeni terk eder Allah'ın Izni ile. Bu sihirin başlıca belirtileri şunlardır; ani karın ağrıları, bilhassa Kuran dinlenilince ve okunmuş su içildiğinde. Başka bi belirti ise sanki mide de top varmışta, bu topun oynaması gibi. Ayrıyeten kişi de saç dökülmesi ve göz altı morlukları oluşur. Bu sihirde diğer bir unsur ise, yeme ve içme yoluyla bedene giren sihir sırf mideye yerleşmez. Görevlendirilmiş cinler, sihiri tüm bedene yayarlar. Sihirin bi kısmı midede kalır, ve diğer kısımları bedene yayılır. Hastanın, midedeki sihiri atması için, bol bol okunmuş su içmesi gerekir ve bunun yanı sıra hacamat yaptırmasındada çok fayda vardır. Bedenin diğer yerlerine yayılmış olan sihir hacamat ile şifa bulur Allah'ın izni ile. Bu sihir genellikle -kusma, dışkı yoluyla ve hacamat olarak- iptal edilir. Hasta kustuğunda, sihiri mideden parçacıklar halinde atabilir. Çoğu zaman, ip halinde, beyaz/sarı renkte maddeler kusulur, bundan sonra rengi değişip, pembemsi kırmızı, sarı ve siyah olur. Sihir değişime uğrayıp, mideden en tuhaf şekillerlede atılabilinir, örneğin ip, kağıt, taş, cam vs. Hasta sihiri kustuğunda, kusmuğun üstüne biraz daha okunmuş su ilave edip, insanların çok olmadığı yere (toprağa) dökülür. Kusulan sihir, tuvalete kesinlikle dökülmez!!!
Osman Aksoy Hocam ishal yapici bikiler harici sadece devamli surekli okunmus su icerse buda sihrin mideden atilmasina yamdimci olurmu tesekkurlerRukye ve Tıbbi Tedavi
Tedavi ruhsal tedavi ve mübah ilaçlarla tedavi olmak üzere iki türdür. İlaçla tedavinin dinen mübah olduğu sünnetle sabittir. Bu nedenle her hastalık için rukye gerekir denemez. Nitekim Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) hacamatla, balla, zemzemle ve başka şeylerle tedaviyi tavsiye etmiştir.
Nazar, cin çarpması ve büyü sonucu oluşan rahatsızlıklar rukyeyle tedavi edilir. Ama en güzeli rukye ile mübah ilaçları bir arada kullanmaktır. Bunu yapmak tedavi için en ideal yoldur.
İlaç kullanmanın tek kuralı bu ilaçların haram olmayan maddeler olmasıdır.
Rukye uygulamasında kural ise içeriğinde şirke düşürecek bir şey bulunmaması, küfür, lanet ve saldırı gibi haram bir şeyi kapsamamasıdır.
Alimler rukyenin kurallarını şöyle sıralamışlardır:
1- Kuran ve Sünnet’e dayalı dualarla, Allah’ın isimleriyle ve sıfatlarıyla olması.
2- Arapça ya da başka bir dilde, anlaşılır ifadelerle olması.
3- Rukye yapanın ve kendisine rukye yapılanın, rukyenin etkisinin bizzat kendinden kaynaklanmadığını, bilakis bu etkinin Allah’tan olduğunu bilmesi.
KİŞİDEKİ BAZI AŞIK CİN BELİRTİLERİ
- Kişi evlenmeyi düşünmez
- Karşı cinse nedensiz ilgisi olmaz
- Yanlız kalmayı sever
- Banyo ve tuvalete uzun zaman geçirir
- Aynada çok bakılır
- Bazen uyumadan makiyajlanır ( kadınlar)
- Çok çabuk sinirlenir
- Kalabalık yerlerde kriz veya baygınlık geçirir ( toplantı,düğün,...)
- İstemeye gelenleri nedensiz geri çevirir , geri çevirdikten sonra rahatlar.
- Cinsel rüyalar..., rüyasında evlenir ,kilisede veya başka bir yerde evlenir...
- Güzel kokulardan nefret eder
- Namaz ve zikir yapmakta zorlanır
- Bedende mavi yaralar oluşur
- Uykuda kısa süreli felç geçirmek
- Midde bulantısı,göğüsün sıkışması, eşinden nefret etmek,eşinin uzak olmasını istemesi...
CİN BÜYÜ VE NAZAR TEDAVİLERİNDE CAİZ OLAN TEK YOL KUR'ANLA VE SAHİH SÜNNETTEKİ DUALARLA YAPILAN TEDAVİDİR... CİNLERDEN YARDIM ALARAK (cincilik medyumluk) VEYA MUSKALARA AYET HARİCİ ŞEYLER (harfler rakamlar çizgiler yıldız kare gibi şekiller) YAZMAK KİŞİYİ KÜFRE KADAR GÖTÜRÜR. (sadece ayet yazılı muskaları takmayı bile alimlerin çoğu caiz görmez). GÜNÜMÜZDE YAPILAN TEDAVİLERİN TAMAMINA YAKINI İSLAM DIŞI METOTLARLA YAPILMAKTADIR. BÖYLE BİR RAHATSIZLIĞINIZ VARSA VEYA BİR YAKININIZDA VARSA TEDAVİ İÇİN GİDECEĞİNİZ HOCAYI İYİ ARAŞTIRIN. TEDAVİ EDECEKKEN SİZİ İSLAM DIŞI HAREKETLERE İTMESİN VEYA TEDAVİ EDERİM DERKEN DAHADA HASTA ETMESİN. UNUTMAYIN ŞİRK VEYA HARAM YOLLARLA YAPILAN TEDAVİLERDE BİLE ALLAHU TEALA DİLERSE ŞİFA VEREBİLİR. ÇÜNKÜ ŞİFA ONUN ELİNDEDİR. ANCAK BU ŞEKİLDE ŞİFA BULURKEN ŞİRKE DÜŞME HARAM İŞLEME GİBİ DURUMLARA DÜŞÜLÜR. BUNU İÇKİYLE VEYA DAHA BAŞKA HARAM OLAN BİR ŞEYLE YAPILAN TEDAVİLER GİBİ DÜŞÜNÜRSENİZ DAHA GÜZEL ANLARSINIZ. BAZEN TEDAVİ EDİCİ OLABİLİR AMA HARAMLIĞI BAKİDİR...
HOCA DİYE TANİNAN BUYUCULERİN ALAMETLERİ
1) Hastanın resmini ister, resmine bakarak onun hakkında bazı bilgiler verir.
2) İsmini, annesinin ismini sorar ve bu usulle onun hakkında malumat verir.
3) Suya bakarak suya cinnin veya bir hüddamın geldiğini söyler ve bu usulle ona cevap verir.
4) Hastanın giydiği elbiselerden herhangi birini ister, bazen, mendil, iç fanila veya alt çamaşırını v.b…
5) Siyah bir tavuk kesmesini ve keserken besmele okumadan kesmesini ister. O, kandan da o hastanın ağrısı veya sancısı olan mekana sürmesini ister, veyahut da o kesilmiş tavuğu harabe bir mekana atar.
6) Manası belli olmayan şeyler ile muska yazar.
7) Manası belli olmayan azimet ve tılsımlar okur.
8) Bazen hastaya bazı muskalar verir, toprağa gömmesini, denize atmasını, yakmasını söyler.
9) Bazen bu sihirbaz hastanın ismini, annesinin ismini ve yanına niçin geldiğini söyler.
10) Suyun içinden gözlerinin önünde sihir diye kendi hazırladığı muskaları çıkarır.
Bu tür insanların içlerindeki manevi karanlık yüzlerinden anlaşılır. Adeta yüzleri simsiyahtır. Basiretli bir mümin bu insanların habis olduğunu bilip onlardan yardım beklemez. Nerde kaldı ki bunları meşhur etsin…
Muhaddis âlim fadıl ustad Şeyh Abdullah Habeşiye bu tür hoca lakabı ile tanınan cincilere gaybi haber sormak veya gaybi haberlerine inanmak maksadıyla değil sadece tedavi amacıyla gidilir mi diye soruldu, haramdır gidilmez buyurdular. “Her kim kâhin veya arraf’a gidip (cinciye) ondan kendi hakkında gizli olan bir şeyi sorarsa kırk gün tevbesi ALLAH katında kabul olunmaz. O kimse kâhinin sözünü doğrularsa küfür etmiş olur. (Tabareni)
RUHSAL HASTALIKLARIN NEDENLERİ VE RUKYE YOLUYLA TEDAVİSİ
Sihir Nedir?
Türü ve şekli ne olursa olsun, sihir kurbanın aklını ve kalbini kontrol altına alma girişiminden ibarettir. Sihir sayesinde şeytan kişiyi kontrol altına alma imkanına sahip olarak, sihirle hedeflenen şeyleri ya tamamen ya da kısmen gerçekleştirmeyi başarır.
Sihirden kimi zaman öldürmek hedeflenir, kimi zaman bildiklerini unutturmak, kimi zaman duyguları yönlendirmek. Sihrin kimisi hastalık meydana getirir kimisi eziyet. Sihirle ortaya çıkan sonuçlar o kadar çeşitlidir ki, bunları sınıflandırmakta zorluk çekeriz. Sihrin yapılış yöntemleri de aynı şekilde çeşitlidir ve bunları da sınıflandırmak mümkün değildir. Öyle ki her toplumun kendine has sihir ayinleri vardır. Bu işlemde müşterek olan tek bir nokta varsa, o da şeytana ibadet ve Allah’a ortak koşmadır. Bunun yanı sıra şeytan büyücüden, büyük haramları, özellikle de zinayı işlemesini ister. Çünkü bu kalpten imanı tamamen kaldırır. Şeytan kalbinden hayır bütünüyle kalkmadıkça büyücünün isteğini yerine getirmez.
Sihir şu iki şeyden biriyle gerçekleşir:
1- Kişiye tahsis edilmiş şeytanın (karîn) kullanılmasıyla.
Bazı büyü ve çarpma durumlarında etki dışarıdan olur ve çoğunlukla insanda zaten var olan karînin zorla kullanılması yoluyla olur. Kimi kez hasta görevli cinin dışarıdan karîne emredişlerini duyar. Bu olay çoğu kez rukye esnasında ya da mescitte yahut teravih gibi uzun bir namaz esnasında olur. Bazı şeytanlar dışarıdan gözlere ve kulaklara etki etme gücüne sahiptirler.
Cinin dışarıdan etki ettiği durumlarda hasta iç sıkıntısı ve kalp çarpıntısı gibi cinin içeride olduğunu gösteren şeyleri hissetmez.
2- Özel bir görevli şeytan gönderilmesiyle.
Bu görevli şeytan ‘karîn’den yardım alır. Eğer hasta, içinde konuşan iki ayrı varlık fark ediyorsa, bu kendisine karîn dışında başka bir görevlinin gönderildiğini gösterir. Eğer hasta sadece vesvese hissediyorsa diğeri halen dışarıdadır ve vücuda girmeyi henüz başaramamıştır. Bu dönemde hastanın uykusunda gördüğü kabuslar dışarıdakinin içeri girme çabasını gösterir.
Büyücü Neden Hastaya Ait Bir Şeyler İster?
Bazıları bunun şahsın kim olduğunu anlamak için olduğunu sanırlar. Bu yanlıştır. Büyücü tırnak, saç, üzerinde hastanın kokusu olan giyecek, bedenden çıkan kan vs. şeyleri elde edip onların üzerine büyü sözlerini okuyarak üfler ve böylece kişiye büyü isabet eder. Hatta arada bir cin olmasa bile! Fakat daha sonra hâdim olarak adlandırılan yardımcı cin ve hâris (bekçi) olarak adlandırılan cin devreye girerler. Birincisi büyünün gereğini yerine getirmek için girişir. İkincisi büyünün yerini bekler. Eğer kişi üzerinde yeterli etki oluşmamışsa hâdim bedene girmeyi başaramaz.
İnsan bedeninden çıkan şeyler eğer bol suyla yıkanırsa veya üzerine tuzlu su dökülürse sihir gerçekleşmez. Eğer herhangi bir büyü tehlikesi varsa, en doğru olan, vücuttan çıkan salgıların yıkanıp yok edilmesi elbiselerin ise olduğu gibi bırakılmayıp hemen suya basılmasıdır.
Saçılan, içilen, koklanan, telefon yoluyla veya kişinin yakınından kulağına okunan sihir ise direkt etki oluşturur.
Büyü önce kişiye etki eder, ardından hâdim görevini yapmak üzere gelir. Bu cin anında vücuda giremez. Genellikle uyku yahut bayılma esnasında ve çoğunlukla ağızdan girer.
CİN MUSALLATINDAN NAMAZ KILAMAYAN VEYA KILMAKTA ZORLANANLARA
1). YA'SİN SURESİNİN 8 VE 9 AYETLERİNİ OKUYUN . ALLAHIN DIŞARIDAKİ CİNLERE PERDE KOYUP SİZİN NE YAPTIĞINIZI GORMEMESİ NİYETİYLE OKUYUN ( NİYET ÇOK ÖNEMLİ ).
إِنَّا جَعَلْنَا فِي أَعْنَاقِهِمْ أَغْلاَلاً فَهِيَ إِلَى الأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ
İnnâ cealnâ fî a’nâkıhim aglâlen fe hiye ilel ezkâni fe hum mukmehûn(mukmehûne).
Onların boyunlarına demir halkalar geçirdik, o halkalar çenelerine dayanmıştır. Bu sebeple kafaları yukarıya kalkık durumdadır. (YA-SİN 8-9)
2) BAKARA SURESİ 171 AYETİNİ ŞU NİYETLE OKUYUN : ALLAHIN BEDENİNDEKİ CİNLERİN SENİN GÖZÜNDEN GÖRMELERİNİ,SENİN KULAKLARINDAN DUYMALARINI,SENİN AĞZINDAN KONUŞMALARINI VE SENİN BEYNİNDEN DÜŞÜNMELERİNİ ENGELEMESİ İÇİN.
وَمَثَلُ الَّذِينَ كَفَرُواْ كَمَثَلِ الَّذِي يَنْعِقُ بِمَا لاَ يَسْمَعُ إِلاَّ دُعَاء وَنِدَاء صُمٌّ بُكْمٌ عُمْيٌ فَهُمْ لاَ يَعْقِلُونَ
Ve meselullezîne keferû ke meselillezî yen’ıku bi mâ lâ yesmeû illâ duâen ve nidââ(nidâen), summun bukmun umyun fe hum lâ ya’kılûn(ya’kılûne).
İnkâr edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkâr edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.
3) ÇOK SOĞUK SU İLE ABDEST ALIN
4) KURAN OKUDUĞUN ZEYTİNYAĞIYLA TÜM VUCUDUNU YAĞLA
5) KIBLEYE DÖN VE " EUZU BİLLAHİ MİNEŞ'ŞEYTANIRRACİM" DEYİP 3 KEREK SOL TARAFINA TÜKÜRÜR ŞEKİLDE ÜFLE.
6) NAMAZINI SON NAMAZIN GİBİ KIL
ALLAH TEALA KOLAYLIK VERSİN.
İbni Kayyım el-Cevziyye rahmetullahi aleyh şöyle demiştir:
“Başına bir bela geldiği vakit, kerem sahibi kimselerin sabrı ile ona sabret! O seni daha çok kerem sahibi yapar.
Onu insanlara şikâyet ettiğin vakit, Rahim olan Allah’ı hiç merhameti olmayanlara şikâyet etmiş gibi olursun!”
İbni Kayyım Uddeti’s-Sabirin 90
Ayet-el Kürsi, Felak , Nas, Fatiha gibi sureleri veya ayetleri okuduğu zaman, Peygamberimizin (asm) sağına, soluna, önüne, arkasına, ellerine ve hasta olan herhangi bir kimseye üflediği hadis kitaplarımızda yazılıdır.
Bunun sebebi insanın maddi hastalıklardan korunmak için maddi tedbirler aldığı gibi, manevi ve zararlı şeylerden korunmak için de böyle tedbirler alması içindir. Bizi yaratan Allah Peygamberimiz (asm) vasıtasıyla nasıl korunacağımızın yollarından birisini göstermiştir.
Bu konuyu izah eden hadislerden birini açıklamasıyla beraber takdim ediyoruz.
Hz.Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor:
"Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam) yatağına girdiği zaman, Muavvizateyn'i ( felak ve nas sureleri) ve kulhüvallabu ahad'i okur ellerine üfleyip ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 14, Tıbb 39, Da'avât 12; Müslim, Selâm 50; Muvattâ, Ayn 5; Tirmizî, Da'avât 21; Ebu Dâvud, Tıbb 19.)
AÇIKLAMA:
1. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in Kur'ân-ı Kerim'i hastalığı sırasında şifa için okuduğu, mevsuk rivayetlerde gelmiştir. Esasen Kur'ân'ın mü'minler için maddi ve manevî şifa olduğu âyet-i kerimede belirtilmiştir:
"Kur'ân'dan, iman edenlere rahmet ve şifâ olan şeyler indiriyoruz, O, zâlimlerin ise sadece kaybını artırır." (İsra, 17/82). Keza:
"Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde olana bir şifa, mü'minlere doğru yolu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir." (Yunus, 10/57)
2. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in kendi vücuduna icra ettiği "nefes"in mahiyeti hakkında bilgi vermek için, İbnu Hacer, rivayetin farklı vecihlerini kaydeder. Buna göre, önce ellerini cemeder, sonra ellerine üfler, sonra okur ve okuma sırasında eline üflerdi. İbnu Hacer, bu üflemenin tükrüksüz veya hafif tükrüklü olabileceğini belirtir. Bu maksadla Felak, Nâs ve İhlas sûreleri okunmuştur.
Meshetme işi, bereket düşüncesiyle yapılmıştır. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam) ellerini önce başına, yüzüne sürer, ondan sonra elinin yetişebildiği yerlere kadar bütün vücuduna sürerdi. Hz. Aişe der ki:
"Resûlullah, kendini götüren hastalığa yakalanınca, ben okuyup üzerine üflüyordum. Kendi elleriyle de vücudunu meshediyordum. Çünkü onun elleri bereket yönüyle benim elimden çok üstün idi."
Bir başka rivayette Hz. Aişe meshedip, şifa için dua ederken kendine gelen Resûlullah'ın: "Artık hayır, (şifa değil), Allah'tan Refîk-i A'la'yı istiyorum." dediği belirtilir.
3. Bazı rivayetler, Kur'ân'dan okuyup nefes ederek tedaviyi Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in ailesi efradına da uyguladığını tasrih eder. Sahabe veTâbiin de aynı tedavi usulüne başvurmuştur. Ulema bunun cevazında ittifak etmiştir.
4. Nefes'i "tükrüksüz hafif üfürük" diye tarifeden Nevevî, rukyede bunun müstehab olduğunu, ulemanın cevazında icma ettiğini belirtir. Hz.Aişe (radıyallahu anhâ)'ye Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam)'in rukyede yer verdiği nefesten sorulmuştu, şu cevabı verdi: "Onun nefesi, kuru üzüm yiyenin üfürüğü gibi idi, kesinlikle tükrük yoktu.'' Kasıtsız olarak nefesle birlikte çıkacak olan rutubetin tükrük sayılmayacağı belirtilmiştir.
(Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı, VII/50, 51,
BÜYÜ,NAZAR,CİN BELİRTİLERİ OLANLAR
UZANIN,KULLAKLIKLARI TAKIN,RUKYENİN SESİNİ DAYANABİLDİĞİNİZ KADAR AÇIN,GÖZLERİNİZ KAPALI DİNLEYİN, OKUNUŞA ÇOK KONSANTRE OLUN,VE ŞİFA NİYETİYLE DİNLEYİN. ŞİFAYI VEREN ALLAH azze ve celle dir , BU SADECE BİR VESİLEDİR ŞİFAYI ALLAHTAN İSTEYİN.
DİNLEME ESNASINDA : Uyuşma,daralma,titreşim,karıncalaşma,gözyaşı,ağlama hissi,bağırma hissi,dayanamama hissi,esneme,vucudta gezen birşey,kusma hissi,vb... Olursa bize özelden yazın , size tedavileri anla...
Rukye Tedavisi Nebevi Tıp, Nebevi Tıp ve Rukye Tedavisi'nin fotoğrafını paylaştı.
BÜYÜ ÇEŞİTLERİ
1) İŞ ENGELİ
Kişi iş bulmak için elinden gelen herşeyi yapar fakat her seferinde sonuçsuz kalır , hiç bir neden olmadan... , Söz verilen bir iş olur yada tam işe başlıyacak nedensiz bir şekilde işe giremez, yada tam işe başlıyacak ama çalışmaya gücü kalmaz..
2) EGİTİM ENGELİ
Kişi çok çalışkan ögrenci olabilir , fakat hiçbir neden olmadan egitimine son vermek ister, çalışmayabaşlar fakat baş agrısından aklına birşey girmez, çalıştıgı şeyleri sınav esnasında unutur... ( keyfinden okula gitmek istemeyenler büyüyü sebep göstermesin smile ifade simgesi )
3) SAGLIK
Büyü'yle insanın saglıgına çok ciddi hasarlar meydana gelebilir bunlardan birkaçını sizlere bildirmeye çalışıcam : Kadında yada erkekte kısırlık , nedensiz bir türlü hamile kalamamak, kanser,böbrek yada akciger iflası, şeker hastalıgı , saç dökülmesi , migren,midde agrısı vs .. ( bunlar tıbbi yönden nedeni bilinmeyen hastalıklardır )
Bu konuda doktorların cevabı şöyle olur :
1- herşey normal gözüküyor fakat hasta yinede rahatsız
2- bir problem var fakat buna daha önce hiç rastlamadık
3- stress'ten dogan birşey , ve sıze anti-stress hapları verirler bununla problemi çözmezler daha da kötü yaparlar
4- hastalıgınız için tıbbi bir yardım bulamiyoruz
4) DEPRESYON
Kişi motıvasyonunu yitirir , hiç birşey yapmak istemez, tüm işlerini erteler, yanlız kalmak ister, zamanını uyumakla geçirir, bir işe başlar fakat onu yarıda bırakır....
5) YANLIŞ AŞK
Kişi ( kadın yada erkek ) digerine aşık degildir fakat ortada büyü varda diger kişiyi aklından çıkaramaz hep onu düşünür , onu heryerde görür , onun kendisine çok aşık oldugunu düşünür fakat mantıkça ona aşık olacak bir neden yada sebep yoktur.
En iyisini allah bilir
Rukye Tedavisi Nebevi Tıp, Nebevi Tıp ve Rukye Tedavisi'nin fotoğrafını paylaştı.
BÜYÜ ÇEŞİTLERİ
6) DELİRME VE ÖLÜM :
Kişi çıldırmaya başlar , herşeyden teredüt eder,kendisiyle konuşmaya başlar, kendisini başka biri'ymiş gibi zaneder
7) ÖLÜM
Büyü kişiyi durmadan intihara zorlar durmadan kendisini pencereden atmak ister, kendisini bıçaklamak ister, tehlikeli haplar içmeye kalkar, kendisini arabaların önüne atmak ister, ve çok ciddi kazalar yapıp kıl payı kurtulur
8) EPİLEPSİ
Epilepsi hastalıgının 80% i cin çarpmasından olur
9) SAYGISIZ EVLAT
Kişinin duruşu hiç bir neden olmadan değişir, agressivleşir, kötü yollara sapar , ona hertürlü cezayı verseniz yine devam eder, kendisi de ne oldugunu anlayamaz ama onu kötülüge iten birşey var...
10) DİGER ÇEŞİTLER
Kendini bir yere kapatmak , kişi evden çıkmaz, yada bir şehirden çıkmaz, dünyayla ilişkisini keser.
Agressivleşme, durmadan kişiligi ve tavrı degişir
Terredüt hastalıgı , herşeyden korkmak vs..
Birde başarı için yapılan büyü var : işe girmek için, evlenmek için, sınavı geçmek için . Bu da diger büyü tipi gibi insani dinden çıkarır ve en büyük günahlardan biridir Allah korusun
11) EVDE VE İŞ YERİNE YAPILAN BÜYÜ :
Bu büyü evde huzursuzluga neden olur, kavgalara neden olur, ailenin ayrılmasına neden olur vs...
İŞ YERİNE : iş yerinde kavgalara neden olur, işte düşüş olmasına neden olur, kazalara neden olur, büyü çeşitlerinin sonu yoktur arabaya, ve diger her şeye büyü yapılabilir
12) RÜYALAR
Hemen her seferinde büyünün gelişi bir rüya ile gösterilir mesela : birileri bizi döver, akrep yada yılan tarafından sokuluruz, köpek , fare ve dıger hayvanlar da olabilir, yükseklikten düşeriz vs...
Bu belirtiler normal kişide de olabilir vesvese olmaya gerek yok gelecekte daha da açıklık getiricem bu konuya.
Allahın laneti bunları yapan ve yaptıranların üzerine olsun, Allah bizleri ve tüm müslümanlari her beladan korusun
EN İYİSİNİ YİNE ALLAH C.C BİLİR
ÇOCUĞU OLMAYANLARA
HZ. ZEKERİYA'NIN DUALARI
Kuran'ın üç ayrı suresinde Hz. Zekeriya'nın dualarından bahsedilir. Yaşı ilerlemişolan Hz. Zekeriya, kendi ardından kavmi içinde imanı ayakta tutması için Allah'tan bir varis istemiştir. Kendisi çocuk sahibi olmak için oldukça yaşlı, karısı ise kısır olduğu için varisi yoktur ve Allah'a duada bulunmuştur:
Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman; Demişti ki: “Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş, yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım. Doğrusu ben, arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana Kendi Katından bir yardımcı armağan et. Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim, onu razı olunan kıl.” (Meryem Suresi, 3-6)
Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim, bana Katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen, duaları işitensin” dedi. (Al-i İmran Suresi, 38)
Zekeriya da; hani Rabbine çağrıda bulunmuştu: “Rabbim, beni yalnız başıma bırakma, Sen mirasçıların en hayırlısısın.” (Enbiya Suresi, 89)
Ayette Hz. Zekeriya'nın Allah'a gizlice seslendiği bildirilmektedir. Bu, samimiyetin en büyük göstergelerinden biridir. Nitekim Allah, Kendisine bu tür bir samimiyet içinde çağrıda bulunan Hz. Zekeriya'nın duasını kabul etmiştir:
Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya’yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi. (Enbiya Suresi, 90)
(Allah buyurdu:) “Ey Zekeriya, şüphesiz Biz seni, adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; Biz bundan önce ona hiçbir adaşkılmamışız.” (Meryem Suresi,
O mihrapta namaz kılarken, melekler ona seslendi: “Allah, sana Yahya’yı müjdeler. O, Allah’tan olan bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayan, efendi, iffetli ve salihlerden bir peygamberdir.” (Al-i İmran Suresi, 39)
Ayetlerin devamında bildirildiğine göre, Hz. Zekeriya Allah'ın duasına karşılık ileri yaşına rağmen kendisine bir erkek evlat bağışlamasına şaşırır. Kendisine müjdeyi ileten melek ise O'na Allah'ın kudretini hatırlatır:
Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Ona gelen melek:) "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: - Bu Benim için kolaydır, daha önce sen hiçbir şey değil iken, seni yaratmıştım." (Meryem Suresi, 8-9)
Allah'ın samimi kullarının dualarına onlar için en hayırlı olacak şekilde icabet eder. Ve Allah'ın içten çağrıda bulunan inananların tek dostu ve yardımcısı olduğunu da bildirilir. Allah, çocuk sahibi olması imkansız gibi görünen Hz. Zekeriya'ya da, samimi duasına icabet ederek salih bir oğul armağan etmiştir
- Gün içinde bol bol okunmalıdır,secdede iken,nafile namazlarda...
" hasbinallah ve nimel vekil ","Allah bize yeter. O ne güzel vekildir". ALİ İMARAN 173
- ÇÖREK OTU YAĞI
Her sabah aç karına bir çay kaşığı alınmalıdır, yağa rukye ayetleri okunup karına yağla masaj yapılmalıdır.
- SİNAMEKİ ÇAYI
Daha önce belirtiğimiz şekilde kulanılmalıdır.
“Göklerin ve yerin hâkimiyeti Allah’ındır. O dilediğini yaratır. Dilediğine kız evlat, dilediğine erkek evlat verir, yahut kızlı oğlanlı olarak her iki cinsten karma yapar. Dilediğini de kısır bırakır. O her şeyi mükemmel bilir, her şeye kadirdir.” (Şura, 42/49-50)
“Allah sizi (atanız Âdemi) topraktan, sonra(ki nesilleri de) nutfeden yarattı. Sonra sizi çift çift yaptı. Onun bilgisi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Herhangi bir canlının ömrünün uzaması veya kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Bütün bunlar, Allah'a göre, elbette pek kolaydır.” (Fatrı, 35/11)
CİFR HESABI CAİZ MİDİR?
Harflere verilen sayı değerleri ile geleceğe veya mazideki olaylara tarih düşürmek yahut isme dair işaretler çıkarmak ilmi. Ebced* hesabına yakın bir ilmin adıdır. Kelime olarak; sütten kesilmiş oğlak veya kuzu derisi anlamında olan "çefr"den gelmektedir.
Şiîler arasında çıkmış, daha sonra bu kültürün etkisiyle tasavvufa yakın veya mutasavvıf bazı Sünnî âlimlerin de itibar ettiği bir hesap olmuştur. Şiîler, Kur'an'ın batınına dair Hz. Ali' nin bir tefsirinin bulunduğunu, bu tefsirin gizli ilimler ihtiva ettiğini ve içinde Ehl-i Beyt'ten olanlar için, kıyamete kadar gelecekte vukû bulacak dinî ve siyasî bütün olayların yazılı olduğuna inanırlar. Bazıları ise; Hz. Ali' nin değil de, Ca'fer es-Sadık'ın böyle bir kitabının bulunduğunu söylerler. Kitap, sütten kesilmiş oğlak ya da kuzu derisine yazılı olduğu için ona "cefr" denilmiştir. İbn Haldun, bu kitapla ilgili rivayetlerin asılsız olduğunu söyler (İbn Hâldun, Mukaddime, Beyrut (t.y) 334). Gerçekten, bu ilmin İslâm'da aslı yoktur. İmâmiyye, Ehl-i Beyt'in kazanılmış ilimler yanında Hz. Peygamber'den intikal eden Allah vergisi ilimlere de vakıf olduğuna "Peygamber (s.a.s.)'ın bu ilmi Ali'ye verdiğine; Ali'den de Hz. Hüseyin'e, ondan, oğlu Ali Zeynelâbidîn'e ondan Muhammed Bâkır'a, ondan da Ca'fer-i Sadık'a geçtiğine inanır. Bu ilme cifr ilmi diyorlar. Ca'fer-i Sadık'ın, cifri; "o, deriden bir kaptır; onda peygamberlerin ve İsrâiloğulları bilginlerinin bilgisi vardır" şeklinde tarif ettiği söylenir" (Süleyman Ateş, İşarî Tefsir Okulu, Ankara 1974, 47).
Zamanla bu kitapta ayrı ayrı harfler rumuz gibi kullanılarak, bunlardan ahkâm çıkarma itikadı doğdu ve bu sûretle "İlmu'l-cefr" tabiri "İlmu'l-Hurûf" manasına kullanılır oldu. Dolayısıyla cifr, sadece istikbale ait bir keşif iken, sonraları harflerin rumuz ve sayılarına dayanarak geleceğe dair hüküm çıkarmak demek olan. Hurufiliğe dönüşmüştür. Bu da harflere sayısal değerler atfetmek suretiyle istikbalden haber vermek usûlüdür. Ebced hesabı* diye isimlendirilen bu ilme göre "ebced, hevvez, huttî, kelemen.." kelimelerinde ilk harfin değeri bir, ikinci harfin değeri iki... şeklinde onuncuya kadar harflerin değeri birer birer artırılır. Onuncu harften itibaren sırasıyla harfler onar onar arttırılır. Yüz değerini taşıyan harften itibaren de her harfin değeri yüzer yüzer artırılır. Böylece son harf bin değerindedir. Cifre ve gaybı bilmeye dair sahih bir dayanak yoktur.
Eğer buna dair ilmî bir dayanak olsaydı elbette gelişir ve herkes bunu öğrenirdi. Allah hiç kimseye gaybdan haber verme hususunda bir ilim ve yetenek vermemiştir. Yalnız, bazı peygamberlere ahiret, melekler ve cinlerle ilgili bilgiler bahşetmiştir ki bunlar vahiy ile sabittir, inanmak gerekir.
Araştırmacı ve titiz âlimler "Cümmel esâbı" diye de isimlendirilen cifr hesabına şiddetle karşı çıkmışlardır. İbn Hacer el-Askalânî, buna itimat etmenin caiz olmadığını söyler. İbn Abbâs'ın da, bu hesabı sihir cümlesinden saydığı nakledilmektedir (Subhi es-Salih, Kur'an İlimleri Çev. M. Sait Şimşek, Konya (t.y.) s. 188-189).
BURAYA TAYANÇ KARADUMANIN CİN VE BÜYÜDEN KURTULUŞ YOLUNU ÖĞRENMENİZ İÇİN ŞU AŞAĞDAKİNDEN YAZIP ÖĞRENİN YOUTUPTAN
https://www.youtube.com/watch?v=323A2f9nffg
ALİ KÜÇÜK HOCAM CİN MUSALATINDAN VE BÜYLERDEN KURTULUŞ YOLUNU ÖĞRETİYOR
Cin Şeytan musallatına Ali hocadan çok güzel tespit bizde de varmı bu rahatsızlıklar bizde yapalım İNŞAALLAH.?https://youtu.be/TVqzcnhtzlo tamamını izlemek için.
CİN Suresi ile Cinlerden Kurtulmak İçin (Mücerrebdir)
Şeytan ve şeytanın zürriyetinden olan cinlerle başı belada olan ve bu halden kurtulmak için,40 gün,seher vakti 40 kere Cin suresini ve arkasından Şifa ayetlerini de 40 kere hafif sesli olarak hergün gusl abdestli olarak şifa niyetine kendisine okuyan veya okutturan,ayrıca beş vakit her namazda da bir kere okuyan veya eğer hasta ağır vaka ise namazı dahi kılamayacak şekilde ise bunun niyetine bir başkası namazı kılıp okursa ve okuyan şahsiyetin bu 40 gün içinde boğazından bir lokma haram lokmayı geçirmeyen,harama bakmayan evet bu çok önemli (harama bakmayan), samimi şekilde ve bu hal ile okumaya devam eden yada bir başkasına okutturan,hasta insanın üzerinde ki cinler temizlenmiş olur.Sonra bu amele 40 gün daha devam edilirse hiçbir şeyden korkmaz olur,cinlerle kendisi arasına 40 kat perde çekilir,kendisine bir şeytan sataşacak olsa yanar, Sureyi her bir okuyuşta üzerine derin nefesle üflenmelidir.Her üflediğinizde vücudunuzun bazı yerlerinde çırpınmalar başlar ama o sizin değil içinizdeki zalimin acıdan çırpınmasıdırve siz buna şahit olursunuz. 7. 8. okumalara geçtiğinizde çırpınmalar hafifler hafifler ve sessizlik başlar ama sakın bırakmamalısınız devam etmelisiniz,Çünkü bazı cinler canı yansada numara yaparlar ki vucuttan çıkmış gibi davranarak okumayı bıraksınlar diye yada siz birkaç gün okursunuz sonra kendinizi iyi hissetmeye başlarsınız ve yine okumayı bırakmaya kalkarsanız hata yapmış olursunuz çünkü 40+40 günü tamamlamalısınız
Not:Okuyan kişi kim olursa olsun alkol almayan,hiçbir hiçbir haram iş yapmayan,temiz ve her daim abdestli ve arapça kaidelerine uyan bir kişi olmalıdır.Şeytanlardan kurtulmak isteyen deneyebilir.İstemeyen üzerinde şeytanla dolaşsın.İnanmayan yada tam inanarak okumayan zaten fayda göremez.Mücerreb bir uygulamadır.Bence ameliyeyi ihmal etmeyin,Bu amel size bir güneş olabilir.
0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000
7 Hasbiyallahu La ilahe illa Hu aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbul arşil aziym...
100 Ya Kaviyyu
100 Ya Vekilu
100 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül aziym
Bu sizin fiziki bedeninizi de enerji bedeninizi (aura) de güçlendirecektir.Ve hastalıklara karşı daha daynıklı hale gelecek ve kansızlığa karşı da size iyi gelecektir..
Yaani kısacası görünen ve görünmeyen bedenlerinizi ve enerji alanlarınızı bu musallatlardan uzak tutmak için birebirdir biiznillahü Teala...velhasıl kelam bir çok faydası
////////////////////////////////////////77777777777777777777777
Hz. Yunusun ferahlik ve kurtulus duasi
"Lâ ilahe illâ ente sübhaneke innî küntü mine'z-zalimin."
"Sen'den baska ilâh yoktur.Ancak sana kulluk edilir ve guvenilir.Allah im beni affeyle,zira kendine zulmetmis insanlardanim."
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<
<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<
>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<<<<<<<
?Lâ ilâhe illallâh?
Ebu'd-Derda (R.A)'tan rivayetle Rasulullah Sallallahu Teala Aleyhi ve Sellem Efendimiz Hazretleri şöyle Buyurdu ?
?Her kim yüz kere [Lâ ilâhe illallâh] derse, ALLAH Û TEALA onun yüzünü kıyamet gününde ayın ondordü gibi parlatır ve onu dediği günde, onun kadar veya ondan fazla diyenden başka, ondan daha üstün bir amel hiçbir kimse için yükseltilmez>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><<<<
#EyMüslüman!
Rabbinin Sana Verdiği Dert Ve Kederler İçin İsyan Edip Üzülme, Tam Aksine Şükret Ve Sevin Neden Mi? ?
?Her Çile Cennet Yolunun Bir Taşıdır, İmtihandan Kaçan Ahireti Kaybeder.?
-Hz. Muhammed
1
SİHİR BÜYÜ,NAZAR,HASEDE UĞRAMIŞ VE CİN MUSALLAT OLM
UŞ KİŞİLERİN EVLERDE
YAPACAĞI PROGRAM
1-)EV PROGRAMINDA KULLANILACAK MALZEMELERİN HAZIRLA
NMASI
Rukye ayetleri suya,zeytinyağına ve bala okunur.Ok
uma işleminin günlük olarak yapılması en ideal yönt
emdir,
yapılamıyorsa okuma işlemi 3 günde bir tekrarlanmal
ı.
Zeytinyağı,su,ve diğer malzemelere nasıl kuran oku
nur ?
a-)
İlk olarak şişenin kapağını açın ve ağzınızı şişen
in ucuna tutun , kısık sesle Rukye ayet ve sureleri
ni okuyup
içine güçlü bir şekilde üfleyin. ( tükürür şekilde
üfleyin sıcak yemeğe üfler gibi değil)
- Mesela ilk önce fatihayı okuyun ve bitirince üf
leyin,sonra tekrar fatiha ve yine üfleyin vs...
- Suya okunacak ayet ve sureler : 3 er veya 7 şer
kez aynı ayet ve sureleri okuyup üfleyin
b-)
Genel olarak - Fatiha - Bakara 1-5 - Ayet el kursi
- Amener rasulu - İsra 82 - ihlas - Felak - Nas. O
kunup üflenir.
- Sihir hastaları malzemelere okurken genel rukye
ayetlerinin üzerine 3-4 sihir ayeti ilave etmelidir
.
- Nazar veya hasede uğramış hastalar malzemelere o
kurken genel rukye ayetlerinin üzerine 3-4 nazar ve
kıskançlık ayeti ilave etmelidir.
- Musallat hastaları ateş,ölüm,azap ayetlerini ila
ve edebilir..
- Diğer hastalar ise şifa ve sekinet ayetleriyle b
irlikte hastalığa göre ayetleri seçip malzemelere o
kuyabilir...
Yardıma ihtiyacı olan bize özelden ulaşabilir.
(Okunmuş su hazırlama tarifi için ek bir şey söyle
yeyim kimisi okuyamıyor okutacak kimse de bulamıyor
, zor geliyor
rukye kayıtlarını kabın yakınında yüksek sesle çala
rak da okunmuş su zeytinyağı vs elde edebilirsiniz
okuyup nefes etmek
kadar etkili olmasa da Allahın izniyle tesir eder.)
2-)OKUNMUŞ SU İLE BANYO TEDAVİSİ
Rukye ayetleri okunmuş suya Sidr yada defne yaprağ
ından yedi tane ezilerek ya da toz halinde ise bira
z katılır.
Sidr bulunmaz ise defne yaprağı toz haline getiril
ir (Sidr Arabistan Kirazı yaprağıdır Türkiye'de bul
amazsınız hac yada
umreye gidenlere sipariş verebilirsiniz).
-Bir bardak kadar okunmuş sidr yada defne tozu kar
ıştırılmış su alınıp kovaya eklenir banyo suyu çoğa
ltılır.
-Bir çay bardağı sirke kovaya ilave edilir.
-2 kaşık kaya tuzu ( iri olsa daha iyi olur ) kova
ya eklenir.
Bu su ile banyo yapılır. Su ile yedi gün tekrar ba
nyo yapılır. Hatta mümkünse tedavi olan kişi banyo
saatlerini aynı
saatlere denk getirmelidir.
3-)OKUNMUŞ SU VE ZEYTİNYAĞININ İÇİLEREK KULLANILMAS
I
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş olan sidr
ve defne yaprağından yapılmış olan karışımdan her g
ün sabah
ve akşam bir bardak su içmelidir.
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş
sızma zeytinyağını
sabah ve akşamları bir çorba kaşığı içmelidir(İste
yen
üzerine limon sıkarak içebilir).
-Çörek otuda bu şekilde kullanılabilir.
4-)ZEYTİNYAĞI İLE YAĞLANMA
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş zeytinyağın
ı krem sürer gibi saçlar hariç tüm vücuduna sürer,
özellikle
kaslara ve omurga hattına masaj yaparak sürmek daha
iyidir.Zeytinyağı ile yağlanma işlemine hastanın d
urumuna göre 7,
21, 40 gün devam edilmelidir. Okunmuş su ile banyo
yaptıktan sonra yağlanma işlemi yapılmalıdır, yani
yağlandıktan
sonra banyo yapılmayacak!!!
ZEYTİNYAĞI İLE YAĞLANMA ÇOK ÖNEMLİ
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>><
3
7-) BİTKİSEL VE SAKİNLEŞTİRİCİ ÇAYLAR
Bu çaylar tedavi sürecinde vesvese, asabiyet yaşaya
n hastalar tarafından kullanılmalıdır. Özellikle aş
ık cin
vakalarında karı koca arasında geçen lüzumsuz tartı
şmaların önüne geçmek için faydalıdır!!!
Malzemeler:
- Melisa, rezene, kekik, ıhlamur, kabuk tarçın, ada
çayı, kedi otu, papatya her biri 100 gr olarak alın
acak.Aktarınıza
paketlerin üzerine etiketler ile isimlerini yazması
nı isteyin.
Hazırlanışı ve kullanımı:
2 Litre su kaynatılır , bitkilerin hepsinden yapra
k olanlardan birkaç yaprak ince yada taneli olanlar
dan tatlı kaşığı
suya koyarak demlenmeye bırakılır 30 dk sonra süzül
üp cam bir şişeye konulur ve üzerine rukye ayetleri
okunur. Sabah
,öğlen, ikindi ,yatmadan 1 su bardağı içilir bal ve
ya pekmez ile tatlandırılır. Şeker kullanılmamalı ,
yada sade içilmeli
.Bittikçe yapılmalıdır!!! En az 40 gün devam edilme
lidir. Demlerken azar azar atıp demleyin, fazlası ç
ok uyku yapar.
8-) ALKOLSÜZ ESANSLAR VE BİTKİSEL TÜTSÜLER
-
Alkolsüz esanslardan
Ud,Misk,Kafur,Reyhan,Gül yağı
, kullanılabilir ve cini Allah'ın izni ile rahatsız
eder . Bu
esansları yatarken sürünebilirsiniz yada sürünmek ü
zere ayırdığınız yağa ekleyebilirsiniz. Burada dikk
at edilmesi gereken
husus esans ile karıştırdığınız zeytinyağını
içmemenizdir.
-
Gül,Menekşe,Sedef,Zeytin,Nar yaprakları tütsü maksa
dı ile kullanılabilir.
9-) GÜNLÜK ZİKİRLER
Sabah ve Akşamları
en az
100 defa olmak üzere
- Estağfirullah ve etubuileyh
- La ilahe illallahuvahdehu la şerike lehulehu’l-mu
lku ve lehu’l-hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir
- Subhanallahi ve bihamdihi,sübhanallahil azim
- La havle ve la guvvete illa billahilaliyyülazim
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ hala
k
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmeti min kulli şeytâni
n ve hêmmetin, ve min kulli ‘ay-nin lâmmeh
- Bismillahilezi la yedurru ma ismihi şey’un fil ar
di vela fissema'i ve huvessemiu’l aliym
-
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli
seyyidina Muhammed
Not: Zikirlerin hepsini yapamasanız bile kesinlikle
terk etmeyin.
10-) YATARKEN MESH ETMEK
Yatmadan önce Ayet-el Kürsi, ihlas,felak nas surel
eri avuç içlerine okunur ve bütün vücut mesh edilir
.
Avuçlarımızı karda ellerimizi ısıttığımız gibi ağzı
mıza götürüyoruz, okuyup nefes ediyoruz.
11-) EVİMİZİ KORUMA ALTINA ALMAK EVDE BULUNAN CİNLE
Rİ KOVMAK
Boş bir cam sil şişesi alınır, içerisine az bir mik
tar sirke, alkolsüz esans ve su eklenir. Şişeye Fat
iha,Ayet-el Kürsi,
Saffat 1-10, ihlas, felak, nas sureleri okunur. Ev
sesli bir şekilde Ayet-el Kürsi okunarak tuvalet ve
banyo hariç olmak
üzere komple fısfıslanır. Özellikle hastanın darald
ığı yerlere daha çok sıkılır.
12-) HACAMAT
Hacamat 70 derde şifadır ve cinlere Allah'ın izni i
le eziyet verir. Sünnete uygun olarak ehline hacama
t yaptırın.
Peygamber efendimiz kafadan yapılan hacamat için
cankurtaran
tabirini kullanmıştır. Bayanlar bayan hacamatçılar
a
gitsinler, erkelerin bayanlara hacamat yapması caiz
değildir.
13-) HARAMLARDAN UZAK DURMAK VE MÜSLÜMAN GİBİ YAŞAM
AK
-Televizyon izlemekten ve müzik dinlemekten uzak du
run.
-Evde bol bol Kuran okuyun ve namazlarınızı kılın,
Rabbinizden dua ve istiğfar ile şifa taleb edin.
-Evde teyp,pc,telefon ve bunu gibi cihazlarla kura
n okunsun.
-Evde bulunan heykel ve putları atın, duvardaki re
simleri kaldırın.
-Şifa bulsanız da bulmasanız da Kuran-ı Kerimden i
rtibatınızı kesmeyin.
-Muska ve nazar boncuğu gibi şeylerden uzak durun.
Muska varsa usulüne uygun bir şekilde imha edin.
2
5-)BAĞIRSAKLARDAN VE MİDEDEN BÜYÜ YADA NAZAR UNSURU
NUN ATILMASI
Aşağıdaki yöntemlerin hepsi aynı anda uygulanmayaca
ktır!!! Haftalık yada aylık olarak değişim yapılaca
ktır!!! Bal hariç...
a-)SENA ŞURUBU
Bağırsakta bulunan büyü unsuru için
)
100 Gr. Sinameki Yaprağı ve Rezene aktardan temin e
dilir. Kabızlık,bağırsak tembelliği, midede ve bağı
rsaklarda
bulunan sihir maddesi atılması için etkilidir.
Hazırlanışı
: 3 su bardağı su kaynatılır ,bir tutam sinameki ve
rezene demliğe atılır su eklenir ve demlenir.
Ilık oluncaya kadar bekletilir süzülür 4-5 saat bek
letilir üzerine rukye ayetleri okunur bal yada pekm
ezle tatlandırılır aç
karnına 3 bardak birden içilir. Etkisini yaklaşık o
larak 6-7 saat sonra verir,karında biraz ağrı oluşa
bilir,ishal olunur ,bu
ishal korkulacak ishal değildir bol bol ılık su içi
lir pekmez yada bal şerbeti de olabilir. İshal olun
mazsa ertesi gün yeniden
yapılır taki ishal oluncaya kadar. 3 gün ara ile te
krar yapılarak içilir ve daha sonra haftada bir def
a yapılması gerekir.
İleriki zamanlarda ise ayda bir uygulanır. HAMİLELE
R KESİNLİKLE KULLANMAMALIDIR.
b-)ACI ÇEHRE (Bağırsakta bulunan büyü unsuru için)
Su ile 3 Adet çiğneyerek ya da ezilerek yutulur. Y
aklaşık bir saat sonra ishal olur. Bol bol su içili
r, 3 günde bir
olmak üzere 2 ya da 3 defa tekrarlanır.
c-) MEYANKÖKÜ VEYA SAFRAN
(Midede bulunan büyü uns
uru için)
Herhangi bir aktara giderek 1kg yeni çekilmiş mey
ankökü alınır, meyankökü 5 litre suda 15 dk. kaynat
ılır ve dört
saat dinlenmeye bırakılır. Meyankökü dibe çökene k
adar yerinden hiç oynatmayınız. Dört saat sonra süz
ün. Süzüldükten
sonra çıkan su iki litreyi geçmez ve rengi de siyah
olur. Bu su ağzı kapanabilen cam bir kaba boşaltıl
ır. Rukye ayetleri
üzerine okunur ve buzdolabında saklanır. Bu sudan h
er gün sabah aç karnına, ikindiden sonra ve yatmada
n önce orta
boy bir çay fincanı içilir. Hazırlanan miktar bu şe
kilde on gün kadar yeter üç günde bir rukye ayetler
i tekrar okunmalıdır.
Tansiyonu 150/90‟ın üzerinde olanlar aynı miktar su
ya meyankökünü 250 gr. katsınlar ve içtikten sonra
bir saat boyunca
başka bir şey yemesinler.
Meyankökü içemeyenler onun yerine 2 litre suda be
ş gram safranı eritsinler ve üzerine rukye ayetleri
ni
okuduktan sonra aynı şekilde içsinler.
Meyankökü üzerine Rukye ayetlerine ilaveten Bakara
, Kehf ve Yâsîn sureleri de okunabilir. Bu şekilde
inşallah
büyü vücuttan çıkacaktır. Vücudun içinde bulunan bü
yü genellikle okuma esnasında hareket eder ve bulan
tıya sebep
olur. Eğer hasta karnında ağrı ya da hareket hisse
tmiyorsa, genellikle büyü bedenin içinde değil deme
ktir. Bulantıyla
birlikte olmayan mide ağrısı yalnızca eziyet içindi
r. Meyankökünün yerine safran da kullanılabilir. Bu
ikisi etkide birbirine
yakındırlar.Meyankökü kendisi bizzat tansiyon yükse
ltmese de, tansiyon hastası olanlar veya tansiyonu
yükselmeye
eğilimli olanlar için zararlı olabilir. Bu kimseler
onun yerine safran kullansınlar.
d-) BAL (Midede bulunan büyü unsuru için)
Kullanılacak bal kaliteli bir bal olmalıdır, bal ha
dislerde geçtiği üzere bir çok hastalığa şifadır.
-Hasta olan kişi rukye ayetleri okunmuş balı sabah
ve akşamları bir tatlı kaşığı yemelidir. Tahta kaş
ık
kullanılmalı!!! Ayrıca halsizlik için vereceğimiz
macun tarifi içerisinde bal zaten var. Macun hazırl
ayamayan yada biten
hastalar macuna alternatif olarak kullansın.
6-) HALSİZLİK VE KANSIZLIK İÇİN KUVVET VERİCİ MACUN
UN HAZIRLANMASI
Malzemeler:
- 2 Kg Bal yada 1Kg Bal, 1 Kg Keçiboynuzu pekmezi
- Çörekotu, havlucan, zencefil, kebabiye, çemenunu
, devedikeni, ısırgan tohumu, ginko, biloba, kakule
,
üzümçekirdeği, polen,kına kına, keten tohumu, karan
fil,keçiboynuzu,gingseng. (20'er gr olarak toz hali
nde çektirin)
Hazırlanışı:
Toz olarak belirtişmiş malzemeleri aktarda çektiri
n, çörekotunu toz olarak almayın!!! Çörekotunu çeki
ldikten
sonra bekletmeyin uçucudur tesiri kalmaz. Bitkisel
tozlar alınmış olan 2 Kg bal yada 1 Kg. bal 1 Kg. p
ekmez ile tahta kaşık
ile karıştırılır.
Kullanımı:
Hazırlanan karışıma rukye ayetleri okunur .Ağzı ka
palı tutularak muhafaza edilir, toz karışımlarda ok
umanın etkisi
daha uzun süre devam eder. Okuma işlemi 2 haftada b
ir tekrarlanır. Tahta yada plastik çorba kaşığı ile
sabah, ikindi,
akşam günde üç defa kullanılmalı. Rukyeden halsiz d
üşen hastalar ihmal etmemeli... Şeker hastaları sa
dece tozları
karıştırıp,bir kaşık su ile içerler.
3
7-) BİTKİSEL VE SAKİNLEŞTİRİCİ ÇAYLAR
Bu çaylar tedavi sürecinde vesvese, asabiyet yaşaya
n hastalar tarafından kullanılmalıdır. Özellikle aş
ık cin
vakalarında karı koca arasında geçen lüzumsuz tartı
şmaların önüne geçmek için faydalıdır!!!
Malzemeler:
- Melisa, rezene, kekik, ıhlamur, kabuk tarçın, ada
çayı, kedi otu, papatya her biri 100 gr olarak alın
acak.Aktarınıza
paketlerin üzerine etiketler ile isimlerini yazması
nı isteyin.
Hazırlanışı ve kullanımı:
2 Litre su kaynatılır , bitkilerin hepsinden yapra
k olanlardan birkaç yaprak ince yada taneli olanlar
dan tatlı kaşığı
suya koyarak demlenmeye bırakılır 30 dk sonra süzül
üp cam bir şişeye konulur ve üzerine rukye ayetleri
okunur. Sabah
,öğlen, ikindi ,yatmadan 1 su bardağı içilir bal ve
ya pekmez ile tatlandırılır. Şeker kullanılmamalı ,
yada sade içilmeli
.Bittikçe yapılmalıdır!!! En az 40 gün devam edilme
lidir. Demlerken azar azar atıp demleyin, fazlası ç
ok uyku yapar.
8-) ALKOLSÜZ ESANSLAR VE BİTKİSEL TÜTSÜLER
-
Alkolsüz esanslardan
Ud,Misk,Kafur,Reyhan,Gül yağı
, kullanılabilir ve cini Allah'ın izni ile rahatsız
eder . Bu
esansları yatarken sürünebilirsiniz yada sürünmek ü
zere ayırdığınız yağa ekleyebilirsiniz. Burada dikk
at edilmesi gereken
husus esans ile karıştırdığınız zeytinyağını
içmemenizdir.
-
Gül,Menekşe,Sedef,Zeytin,Nar yaprakları tütsü maksa
dı ile kullanılabilir.
9-) GÜNLÜK ZİKİRLER
Sabah ve Akşamları
en az
100 defa olmak üzere
- Estağfirullah ve etubuileyh
- La ilahe illallahuvahdehu la şerike lehulehu’l-mu
lku ve lehu’l-hamdu ve huve ala kulli şeyin kadir
- Subhanallahi ve bihamdihi,sübhanallahil azim
- La havle ve la guvvete illa billahilaliyyülazim
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ hala
k
- E‘ûzu bi kelimâtillâhit-tâmmeti min kulli şeytâni
n ve hêmmetin, ve min kulli ‘ay-nin lâmmeh
- Bismillahilezi la yedurru ma ismihi şey’un fil ar
di vela fissema'i ve huvessemiu’l aliym
-
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli
seyyidina Muhammed
Not: Zikirlerin hepsini yapamasanız bile kesinlikle
terk etmeyin.
10-) YATARKEN MESH ETMEK
Yatmadan önce Ayet-el Kürsi, ihlas,felak nas surel
eri avuç içlerine okunur ve bütün vücut mesh edilir
.
Avuçlarımızı karda ellerimizi ısıttığımız gibi ağzı
mıza götürüyoruz, okuyup nefes ediyoruz.
11-) EVİMİZİ KORUMA ALTINA ALMAK EVDE BULUNAN CİNLE
Rİ KOVMAK
Boş bir cam sil şişesi alınır, içerisine az bir mik
tar sirke, alkolsüz esans ve su eklenir. Şişeye Fat
iha,Ayet-el Kürsi,
Saffat 1-10, ihlas, felak, nas sureleri okunur. Ev
sesli bir şekilde Ayet-el Kürsi okunarak tuvalet ve
banyo hariç olmak
üzere komple fısfıslanır. Özellikle hastanın darald
ığı yerlere daha çok sıkılır.
12-) HACAMAT
Hacamat 70 derde şifadır ve cinlere Allah'ın izni i
le eziyet verir. Sünnete uygun olarak ehline hacama
t yaptırın.
Peygamber efendimiz kafadan yapılan hacamat için
cankurtaran
tabirini kullanmıştır. Bayanlar bayan hacamatçılar
a
gitsinler, erkelerin bayanlara hacamat yapması caiz
değildir.
13-) HARAMLARDAN UZAK DURMAK VE MÜSLÜMAN GİBİ YAŞAM
AK
-Televizyon izlemekten ve müzik dinlemekten uzak du
run.
-Evde bol bol Kuran okuyun ve namazlarınızı kılın,
Rabbinizden dua ve istiğfar ile şifa taleb edin.
-Evde teyp,pc,telefon ve bunu gibi cihazlarla kura
n okunsun.
-Evde bulunan heykel ve putları atın, duvardaki re
simleri kaldırın.
-Şifa bulsanız da bulmasanız da Kuran-ı Kerimden i
rtibatınızı kesmeyin.
-Muska ve nazar boncuğu gibi şeylerden uzak durun.
Muska varsa usulüne uygun bir şekilde imha edin.
Didar Tezcan, Tacuddin El Bayburdi'nin gönderisini paylaştı.
((( … BÜYÜĞÜ BOZDURMAK İÇİN YİNE BİR BÜYÜCÜĞE GİDİLİR Mİ … ? … )))
SORU ... : Hocam kendisine sihir veya büyü yapılmış bir kimse, büyüsünü bozdurmak için yine bir büyücüye gidebilir mi ?... Bunu bana izah ederseniz çok memnun olurum.. Şimdiden teşk.. ederim.
CEVAP ... : Değerli kardeşim ... Büyüğü yine bir büyücüğe giderek bozdurmak haramdır ve o da aynen Şeytan işidir.. Çünkü,
“ … Rasûlullah s.a.v’e büyüyü çözmek hakkında soru sorulunca şöyle buyurdu : “ O şeytan işidir. ”
Ebu Davud : 3868 – Beyhaki S.Kübra : 9 / 351
“ … Katâde şöyle demiştir : Ben Saîd ibnu'l-Müseyyeb'e : Bir adamda sihir vardır, yâhud adam karısından habsolunuyor ( da onunla cima yapmaya ulaşamıyor ) ; bu adamdan sihr çözülebilir mi ? Yâhud, ona ilaçlama ve rukye yapılabilir mi ? diye sordum. İbnu'l-Müseyyeb: Bunda be's yoktur. Bunu yapacaklar, bununla ancak iyileştirmeyi isterler. Böyle olunca hastaya fayda verecek şeyden nehyolunmaz, dedi.
Buhari : 12.c.5787.s
İbni Kayyum r.h’ın dediği gibi : Büyü iki türlü çözülür ; birincisi büyüğü yine başka bir büyü ile çözmek ki bu, Allah Rasulü s.av'in " o şeytan işidir " dediği kısımdır. Çünkü burada büyüğü yapan da çözdürmeye çalışan da şeytanın hoşuna gidecek iş yapmaktadır. Yani yine bir büyücünün yanına gitmektedir.
İkinci olarak ise ; büyüğü ilaçlarla, mubah dualarla, Kur'anı kerim okumakla çözmektir. İşte caiz olan kısmı budur. İbnu’l Müseyyeb’in sözü de buna delalet eder. Ki zaten Allah Rasulü s.a.v’e Aişe annemiz bu konuda soru sorunca s.a.v :
- Dikkat et, yeminle söylüyorum ki, Allah bana şifâ vermiştir, buyurdular.
Buhari : 12.c.5788.s
Bu da gösteriyorki, Bu tip konularda Allah’a bol bol dua etmek, Ayetel kürsi’yi okumak, Felak ve Nass surelerini okumak şifa için yeterlidir.
Vel hamdu lillahi rabbil alemin
.......................BİLİYORMUSUNUZ?................
Bir insan kendisine büyü yapılıp yapılmadığını nasıl anlar; bu konu için hocalara danışabilir mi? Büyüden korunmanın yolları nelerdir?
Bu konuda olur olmaz herkese müracaat etmek doğru olmaz. İlmine ve takvasına güvenilen ve hiç bir maddi menfaat beklemeden, Allah rızası için isanlara yardım eden ilim sahibi kişilerin tavsiyelerine göre de hareket edilebilir.
Durum psikolojik bir rahatsızlıkta olabilir. Önecelikle dindar bir psikologa müracaat etmeyi tavsiye ederiz. Eğer büyü yapıldığı tesbit edilirse, okunması gereken bazı sure ve dualar vardır. Bunları okumaya devam etmek faydalı olur.
Kişinin Allah'a sığınması, iman ve ibadet konusundaki titizliği ile büyünün tesir etmesinde etkili olan şeytanın insana yaptığı telkinlere kulak asmaması, şeytanın insanlar üzerindeki etkisini azaltır ve büyünün tesirinden de korunmuş olur. Çünkü şeytanın yaptığı, sadece telkin yoluyla korkutmak, şüpheye düşürmek, vesvese vermekten ve temelsiz kuruntulardan, neticesi olmayan vaatlerden başka bir şey değildir. Nitekim, Kur'ân-ı Kerim'de şöyle denir:
"(Şeytan) onlara söz verir ve onları ümitlendirir; halbuki şeytanın onlara söz vermesi, aldatmacadan başka bir şey değildir." (Nisa, 4/120)
Âyette geçen "ümitlendirme" ve "söz verme", bilindiği gibi geneldir. Ancak konumuzla ilgili olması da söz konusudur. Çünkü insan, pek çok şey umar. Hatta kendini umduğu şeylere, yani beklenti ve ümitlerine öylesine kaptırır ki, bazen kendi kendisini bile büyüler ve olmasını istediği şeyler için büyücülere gider. Bu da, yanlış olduğunu bile bile bu yola gitmesi ve şeytanın bu konuda kendisine teminat vermesiyle olur. Bu, genellikle haramlarda olur. Yani bir bakıma insan kendisinde büyü olduğunu, birilerinin bu işle ilgilendiğini düşünerek, hastalığı davet eder. Oysa, gerçek öyle olmayabilir.
Nitekim âyetlerde, "İman edip yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde şeytanın bir hakimiyeti olmayacağı"ndan, "Ancak onu dost edinip Allah'a ortak koşanlar üzerinde hakimiyet kurabileceği"nden söz edilir. (Nahl, 16/99-100)
Hakimiyet kurma konusunda insanın, inanmanın yanı sıra ihlaslı olması da söz konusudur. Şeytanın, ihlaslı kimseler üzerinde bir hakimiyeti söz konusu olamayacağı, bu kimseleri Allah'ın koruyacağı belirtiliyor. Ancak "İhlassız ve tevekkülsüz kimselerden gücünün yettiklerini kandıracağı, davetiyle şaşırtacağı; süvarileri ve yayaları ile onları yaygaraya boğup; mallarına, evlâtlarına ortak olabileceği, kendilerine vaatlerde bulunarak aldatabileceği" konusunda şeytana izin verilmiştir. (İsra, 17/63-65) Bu da, yaşamakta olduğumuz hayatın bir imtihan olmasından kaynaklanmaktadır. Yoksa tam bir yetki değildir. Zaten şeytan, insana boş kuruntulardan başka bir şey telkin etmez.
Açıkça anlaşılan odur ki, şeytanın, etkisi altına alıp rahatsız ettiği kimseler, onun kendisine sokulmasına zemin hazırlayan ve bu işe meydan veren kimselerdir. Zira şeytanın, Allah'ın halis kulları üzerinde kesin bir etkisi yoktur. Bunu yapmaya çalışsa bile onlar, dua ve ibadetlerle, Allah'ın kitabını okumakla bu işin üstesinden gelirler. Zaten büyü ve büyücülük yapanlar hakkında indirilen ayetin sonunda da "Ama onlar, Allah'ın izni olmadan, büyü ile hiç kimseye zarar veremez." (Bakara, 2/102) buyurulmaktadır.
Büyünün hakikat olduğu kabul edilince, herkese tesir etmesi de tartışılmaz. Ancak daha fazla tesir ettiği kimseler de mevcuttur. Bunlar da şeytanın vesvese ve evhamlarına önem veren ve bu tür şeylere açık olan kimselerdir. Böyle kimseler, daha çok kendi kendilerini bir saat gibi kurup hasta eder. Çünkü şeytan, insana sadece vesvese verir ve yanlışı doğru olarak göstermek ister. Aslında hiç de önemli olmayan ses veya görüntüleri kendince değişik şekillere ve seslere benzetenler evhamlı, itikadı zayıf, ibadeti ve zikri olmayan, Allah'a olan görevleri konusunda gevşek davranan ve ibadetlerini ihmal eden kimselerdir. Nitekim, âyette, bu hususlara işaret edilmektedir. (Hac, 22/52-55)
Bütün bu saydıklarımızın dışında, büyünün tesir ettiği takva sahibi kimseler de yok değildir. Ancak, yüce Allah'a teslimiyet gösterilip tevekkül edildiği ve tam anlamıyla sığınıldığı, günlük evrad-ü ezkarlar okunduğu, günlük ibadetlere titizlikle devam edildiği, her gün birkaç sayfa Kur'ân-ı Kerim ve Kur'ân-ı Kerim'de Hz. Peygamber'in (a.s.m.) okunmasını tavsiye buyurduğu sure ve dualar okunduğu takdirde, büyünün tesiri önlenebilir. Çünkü kötü niyetli kimseler büyü yapsalar bile, herkesin ve her şeyin üstünde mutlak güç ve kuvvet sahibi Allah vardır ki, O'nun gücü dünyanın bütün sihirbazlarının ve kendilerine yardımcı olan cinlerin ve şeytanların gücünden üstündür. Zira, kendisinde güç bulunduğunu iddia edenleri de yaratan Allah'tır. O dilemezse hiçbir şey olmaz. Nitekim, Hz. Peygambere (asm) yapılan büyü konusunda Cenab-ı Hak (c.c.) "Felâk" ve "Nas" surelerini indirip, bunlarla dua edip kendisine sığınmasını istemiştir. Hz. Peygamber de öyle yaparak şifa bulmuştur. Böylece Peygamberimiz, büyücülerin gayretlerini neticesiz bırakmış ve arzularını kursaklarına tıkamıştır.
Nitekim,
"Takvaya erenler var ya, onlara şeytan tarafından bir vesvese dokunduğunda (Allah'ın emir ve yasaklarını) hatırlayıp hemen gerçeği görürler." (A'raf, 7/201)
Âyette işaret edildiği gibi, şeytani bir etki altına giren kimsenin ilk yapacağı şey, Allah'a sığınmak olmalıdır. Allah'ın emrettiği hususlar kısaca, kişinin helâl ve haramları gözetmesi, dua ve ibadetlerine dikkat etmesi, maddî ve manevî olarak temiz, duygu ve düşünceler içerisinde, halis bir niyetle Allah'a müteveccih olmasıdır. Zira şeytan, kıyamet günü vaatlerinin birer aldatmaca, gerçek gibi gösterdiği şeylerin birer kuru yalandan başka bir şey olmadığını söyleyip işin içerisinden çıkacak ve büyücülerin ve peşinden gidenlerin hepsini yüzüstü bırakacaktır. (İbrahim, 14/22)
Bakara Sûresi'nin 102. ayetinden de anlaşılan odur ki, sihirlerin en büyük tesiri, ruhlar üzerindedir; fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlâkı perişan eder, toplumların altını üstüne getirir. Şu halde, 'sihrin aslı yoktur' diye aldanmamalıdır. Ve böyle sihirbazlardan sakınmalıdır.
Bununla beraber bunları yapanlar, Allah'ın izni olmadıkça kimseye bir zarar veremez. Çünkü gerçek tesir ne sihirde, ne sihirbazda, ne tabiatta, ne ruhta, ne yerde, ne gökte, ne şeytanda, ne de melektedir. Hakiki müessir, ancak ve ancak Allah'tır. Fayda ve zarar denilen şey de ancak O'nun izni ile meydana gelir. O halde, her şeyden önce Allah'tan korkmalı ve Allah'a sığınmalıdır ve bunlara karşı koymak için de Allah'ın kitabına sarılmalıdır.
NÂS SURESİ'NİN KARANLIK GÜÇLERE VE BÜYÜYE KARŞI OKUNMASI
"De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,
İnsanların hükümdarına, insanların ilahına,
O sinsi vesvesecilerin şerrinden.
O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.
Gerek cinlerden, gerek insanlardan." (Nas, 114/6.)
Gerek görünüp bilinen, gerekse görünüp bilinmeyen gizli düşmanlarımıza karşı okunan ve kendisiyle Allah'a sığınılan dua makamında bulunan ve "Muavvizat" denilen, Kur'ân-ı Kerim'in son üç suresi, yani "İhlas, Felâk ve Nas" sureleri, her derde deva niteliğindedir ve (deyim yerindeyse) bu üç sure, "Kur'ân eczanesinin aspirinleri"dir. Bu sebeple, bunlarla Allah'a sığınmalı ve gecenin karanlığından, şeytanların, cinlerin, büyücülerin, vesvesecilerin şerrinden bunlarla korunmalıdır.
Malumdur ki, büyünün tesir etmesi, kişinin içinde bulunduğu psikolojik durumlarla, karamsarlık, evham ve şüphelerle de yakından ilgilidir. Felâk ve Nas Sûresi'nde ise bu noktalara işaretle, normal durumlarda olduğu gibi, insanın başına böyle bir hal geldiğinde de yine sadece Allah'a sığınması istenmektedir. Nitekim, Kur'ân-ı Kerim'de,
"Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar." buyuruluyor. (En'am, 6/12.)
Mealini verdiğimiz, bu âyete göre; insanın her türlü tehlikeye açık olduğu, cinlerden ve insanlardan olan düşmanlarının gerek muhatap olduğu yaldızlı ve sihirli sözlerle, gerekse kitaplara dökülen ve asıl niyetlerinin ne olduğu bilinmeyen kurgu dolu yazılarla rahatça kandırılabileceğini görmekteyiz. Bütün bunlara karşı da, dinlediği kimseyi Allah adına dinlemesi ve işine O'nun adıyla, "Euzü-Besmele" ile başlaması gerekliğini, okuduğu kitapları da hak namına okuyup, hakikate dair mesajlar almak kaydıyla ve yine "Euzü-Besmele" çekerek okuması gerektiğini anlıyoruz. Çünkü şeytan, Allah namına başlanılıp bitirilen işlerde çok rahat parmak oynatamaz. Büyücülerin ve insanı kandırmak amacı güden bir kısım edebiyatçı ve felsefecinin kötü niyetleri de ancak bu yolla akim kalır. Yoksa bunların bu yollarla insanları aldatması, okuyucularını veya dinleyicilerini konunun ritmine kaptırıp büyülemeleri mümkündür. Zaten sapıtanların çoğu da böyle saptırılmaktadır. İşte, buna binaen, bu üç surede, önce İhlas Sûresi ile "Tevhid İnancı" telkin edilerek başlanması, Felâk ve Nâs Sûresi ile de Allah'a sığınılması istenmektedir.
Nitekim, Yazır, bu sureyi genişçe tefsir etmiş ve bu surenin tefsirini yaparken Kurtubi'nin Ebu Zer'den naklettiği ilginç bir hadis-i şerifi de nakletmiştir. Ki, bu hadiste Hz. Peygamber (a.s.m.), "insan şeytanlarına" dikkat çekerek; "Sen insan şeytanından Allah'a sığındın mı?" (Hak Dini Kur'an Dili, X/191) buyurmuştur.
Kısacası, günlük hayatımızda dua ve ibadetlerimize dikkat eder, dualarla Allah'a sığınır ve gerektiği gibi yakın olursak, O’nun himayesine girer, büyüden ve büyüyü uygulayabilecek büyücülerden, habis ruhlardan korunmuş oluruz.
Bu çalışmayı yaptığım sırada, daha önceleri de merak ettiğim bir medyumla tanıştım. Arkadaşlarımın da ısrarıyla, bana bir bakmasını istemiştim. Suya baktı, cinlerini çağırdı ve onlara, bende büyü olup olmadığını sordu. Sonra, birkaç defa bir suya bir de bana baktı ve "Ne ile korunuyorsun?" diye sordu. Ben de "Nasıl yani?" diye karşılık verince, merakla, "Her gün ne okuyorsun?" dedi. Bunun üzerine, "Ne oldu ki?" deyince, bana, "Size pek çok kere büyü yapılmış, ama tutturamamışlar. Eğer bunları özel bir dua ile korunmayan, normal bir insana yapmış olsalardı, şimdiye çoktan işi biterdi!" dedi. Ben de her gün mutlaka "Cevşen'ül-Kebir" okuduğumu ve namazlardan sonra da sünnete uygun dua ve tesbihatlarımı yaptığımı söyledim.
Bu durumda, tedavi olmak için, habis ruhlarla ilişki kurup yanlış işler de yaptığını bildiğimiz büyücüler yerine, doktorlara ve tıbba müracaat etmek gerekir. Dua ile yapılacak tedavilerde de, Resulullah'ın (a.s.m.) tavsiye ettiği dualara, ayrıca, Kur'ân'dan örneklerini verdiğimiz dualara başvurmak gerekir. Efendimizin (a.s.m.) kendisinin de yaptığı, Hz. Âişe'den (r.a.) rivayet edilen şu tavsiyeye uymak da en doğru davranış olur;
"Hz. Peygamber (a.s.m.), yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizeteyn'i ( Felak ve Nas sureleri) ve Kul Hüvallahu Ehad'i okur, ellerini, yüzüne ve vücuduna sürer, bunu da üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman, aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi." (Buhari, Fedail-ul Kur’an, 14, Tıbb, 39)
Hz. Peygamber (a.s.m.), hastaları, tedavi etmek için büyücülere göndermemiştir. Ya tıbba havale edip hekimlere göndermiş, ya da Kur'ân ve Sünnet eczahanesine göndermiştir. Böylece evrensel şifalardan faydalanmasını istemiştir. Hem zaten Yüce Allah, Kur'ân'ın, müminler için bir —rahmet ve bir şifa olduğunu bildirmiş (İsra, 17/82), manevi dertlerimiz için başvuru kaynağı olarak da Kur'ân'ı göstermiştir.
Didar TEZCAN; BU BİR KİTAPTAN ALINTI İMİŞ.Bende atıverdim buraya.
-----------------------------------------------------
Tıbbi Nebevi yemek hakkında;
"Yemek onlar için bir ceza, bir ağ, bir tuzak ve bir pranga olacaktır." Hz. Davut (a.s.)
"Her hastalığın temelinde tokluk vardır." Hz. Muhammed (s.a.v.)
"Çok yeme ağacı diken, hastalık meyvesi toplar" Atasözü
"Çok yeme ağacı"nın hastalık meyvelerini nasıl olgunlaştırdığına bakalım. Çok yemek yenildiğinde midenin daha çok enzime ihtiyacı olur. Enzim üretmek vücut için çok güçtür ve kıymetli maddeler gerektirir. Sağlıklı bir insanın midesi 200-250 gr. yemeğin birinci hazmını, besinlere ve kişinin hazım gücüne göre değişmekle beraber, 3-4 saat içinde kolayca gerçekleştirebilir.
Bu miktarda yemeği hazmetmek için kalp zorlanmadan rahatça çalışacaktır. Bunun iki katı yemek yenildiğinde ise, yemeğin hazmedilmesi ve fazlalıkların kısmen depolanarak, kısmen çıkartılması için, kalbin dört-altı misli daha fazla çalışması gerekecektir. Bu işlem sadece kalbi değil, besinlerin hazmedilmesi, depolanması ve çıkartılmasıyla görevli diğer organları da yıpratır. Mesela, bir araba taşlı, bozuk ve dik bir yolda, düzgün yolda harcadığı yakıtın iki-üç katını harcar. Mesafe aynıdır fakat harcanan yakıt miktarı farklıdır.
Devamlı zorlu çalışmadan harap olan motor gibi, insan kalbi de aşırı çalışmadan dolayı rızkını çabuk tüketir. Çünkü kalp atışları sayılıdır. Genç vücut, kuvvetli olduğu için, yemekleri hazmederek, fazlalıkları dışarı atabilir. Ancak zorlanma devam ettiği sürece, bu kuvvet tükenir, fazlalıkların giderek daha az atılmasıyla vücutta depolar oluşmaya, depolar dolduktan sonra da atıklar kan ile birlikte dolaşmaya başlar. Böylece kan ağırlaşır, dolaşımı yavaşlar. Ağırlaşan kan bu atıkları damarlarda biriktirmeye ve zamanla damarları tıkamaya başlar.
Daralmış ve tıkanmış damarlardaki kan, organları yeterli derecede besleyemeyecek kadar azalır. Beslenemeyen organlar beyne "Açız!" uyarısı gönderirler, beyin de bu çağrıya cevap olarak iştahı çoğaltır. Bu, insanı daha çok yemeye zorlar. Yedikçe kandaki fazlalıklar ve damarlardaki tıkanıklıklar çoğalır. Kan daha da koyulaşır, dolayısıyla organların açlık hissi daha çok artar. Bu kısır döngü devam ederken insanlarda konsantrasyon, hafıza, düşünme, anlama ve öğrenme kabiliyetleri azalmaya, hastalıklar bir bir kendini göstermeye başlar.
"Fikir uyur, hikmet ölür, organlar durur, insanî sıfatlar yavaş yavaş kaybolur."
Böylece, 'Yemek onlar için bir ceza olacaktır" hikmeti zuhur eder. Bazı insanlar fazla yemenin bedelini aşırı şişmanlıkla ve beraberinde getirdiği hastalıklarla öderler. Bazıları da vardır ki, ne kadar yerse yesin, hep zayıf kalırlar. Bunlar kendi durumlarının şişmanlardan daha iyi olduğunu zannederler. Çoğu zaman onların durumu şişmanlardan daha tehlikeli olabilir. Çünkü fazlalıklardan oluşan atıklar, ilaçlar, toksinler ve katkı maddeleri şişmanların vücudundaki yağlarda depolanarak, organların tahrip olmasını kısmen de olsa önlenebilir. Ancak zayıfların, kan vasıtasıyla bütün vücutlarını dolaşan toksinler, hem ateş, öksürük, terleme, nezle, kusma, ishal, sivilce, çıban gibi yollarla dışarı atılırken bu ağır işlemler organlarını yıpratır hem de eklemlerde, kaslarda ve organlarda depolanarak, buralarda ağrıya, enfeksiyona, kistlere ve genetik değişimlere (mutasyonlara) sebep olur.
Bu tip insanlar genelde sık hastalanan, sıkıntılı ve asabî insanlardır. Araf suresi 31. Ayette:
"Yiyin-için, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez"
buyrulmuştur. Ancak Allah'tan korkmayı ve utanmayı unutan insanları artık bu ayet de etkilemiyor.
Peygamberimiz (s.a.v.): "Sizin Allah'a en sevimli olanınız, yemesi en az ve bedenen en hafif olanınızdır."
buyurmuştur. Bu söz özellikle günümüz insanının sağlığı için büyük önem taşımaktadır. Vücudumuzdaki sistemler yalnız doğal yiyecekleri kaldırabilir ve doğal besinleri sindirmekte hemen hemen hiç problem yaşamaz. Fakat sindirim sistemimiz ve bağışıklık sistemimiz, genetiği değiştirilmiş, gen teknolojisi ve nanoteknolojiyle üretilmiş ürünlerin belli bir miktarından fazlasına dayanamaz. Bu ürünlerden kaçınmak neredeyse imkansız hale geldiğinden sağlıklı kalmak için az yemek daha büyük bir zorunluluktur.
Karışık Yemek
Peygamberimiz (s.a.v.) süt ile balığı, ekşiyi, yumurtayı ve eti asla birlikte yemezdi. Tabiatınıza uymayan veya birbirine uygun olmayıp, hazmı için ayrı enzimler gerektiren yemekler karıştığında hazmolamadan çürür. Mesela, karbonhidratlar ile proteinler, süt ürünleri ile balık, birkaç inekten sağılarak karıştırılmış süt, karışık et (örneğin, aynı cinsten iki hayvanın karıştırılmış eti, bir hayvanın eti ile bir diğerinin yağı, dana ile tavuk eti veya aklınıza gelebilecek herhangi bir et kombinasyonu), balık ile et, karışık yağlar (örneğin, koyun ile tavuk yağı, katı yağ ile sıvı yağ) birbirlerine zıttır.
Çünkü bunların parçalanabilmesi için ihtiyaç duyulan enzimler birbirine zıttır. Bu zıtlık, enzimlerin üretilmesine engel olur ya da üretilmiş enzimlerin birbirini yok etmesini sağlar ve yenen yemek hazmolmadan çürümeye başlar. Bu, midede saatler süren bir işlemdir ve bağırsaklarda da devam eder. Yemekten sonra kanda lökosit sayısı bu sebeple yükselir. Çürüme veya mayalanma sonucu oluşan zehirli ve asitli kalıntılar sinir hücrelerini doğrudan etkileyerek bağırsakların hareketini yavaşlatır.
Kalıntılar yavaşlamış bağırsaklarda toplanarak, onları genişletir, cepler oluşturur. Bu ceplerde dışkısal taşlar meydana gelir ve orada yıllarca kalır. Zamanla bağırsak ağırlaşır, hareketi daha da yavaşlar ve kabızlık meydana gelir. Bağırsakların duvarları kanalizasyon boruları misali zehirli, yağlı atıklarla kaplanır. Bu noktadan sonra vücudun intoksikasyonu (toksinlerle dolması) hızla artmaya başlar. Vücut direncini kaybeder, halsizleşir, bağırsaklarda devamlı gaz oluşur, uyku ve tembellik artar. Çürümüş veya mayalanmış yemek artıkları bağırsağı zehirleyerek kana karışır. Bu atıklar kandan bütün organlara ve hücrelere yayılarak onları da zehirler, hastalıklara yol açar. Damarları tıkayıp, organ ve eklemlerde toplanır. Bu tıkanmış damarlarda akan koyu, ağır kan organları beslemekte yetersiz kalır. Ve yukarıda belirttiğimiz gibi, organlar "Açız!" diye çığlık atmaya başlarlar.
Sık Yemek
Eski tabipler "Hastalık nedir?" sorusuna "Yediğini sindirmeden ikinci bir yemek yemektir", diye cevap vermişlerdir. Hastalıkların temel nedenlerinden biri de bir yemeğin üstüne başka bir yemek yemektir. Sindirim sistemi belli kurallarla çalışır. Bu kurallara göre, 200-250 gr. miktarında bir yemek, midede 3-4 saatte hazmolur ki buna birinci hazım denir. Yemeğin cinsine, miktarına ve ağırlığına göre birinci hazım süreci 6-10 saate kadar uzayabilir. Hazım tamamlanmadan ufacık birşey dahi yense, midenin hazım seyrini bozar. Bu bir lokma, önceki yemekle karıştığında hazmolamayacağı için mayalanmaya ve çürümeye başlar. Önceki yemeği de bozup çürüterek midede yanma, ekşime, gaz ve şişkinliğe sebep olur.
Aslında, ilk hazımdan değil, üçüncü hazımdan sonra yani, besin maddesi kandan hücrelere geçtikten sonra ikinci bir yemek yenebilir. Yani günde iki defa yemek insan için yeterlidir. İçme konusunda da hüküm aynıdır.
Günümüzde insanlar, özellikle kadın ve çocuklar, hayatlarının büyük kısmını sürekli çiğneyerek geçiriyorlar. Yolda yürürken, sokakta konuşurken, sinemada otururken veya ders çalışırken sürekli bir şeyler atıştırarak, vücutlarını çöplüğe çeviriyorlar. Peygamberimiz (s.a.v.) çoğu zaman aç ve susuz dururdu. Hatta üç gece arka arkaya karnını doyurduğu olmamıştır. "Geceleyin veya gündüzün ikişer defa yemek yemek illettir" ve 'Tokken yemek hem hastalık, hem de haramdır", buyurmuştur. O halde en önemli sağlık kuralı ve bütün hastalıklara deva olan yegâne ilaç iyice acıkmadan yememektir.
Birbirine Ters Yiyecekler Yemek
Et, yumurta, peynir gibi proteinli yiyecekler midede hazmı uzun süren besinlerdir. Tatlılar ve meyveler midede fazla kalmadan bağırsağa geçerek birinci hazmını burada tamamlar. Su ise midede vücut ısısına ulaştıktan sonra, doğrudan bağırsağa geçer. Demek ki, önce su, sonra birlikte yememek şartıyla meyve veya tatlı, sonra salata ve yemek yenmelidir, iki çeşit yemek yeniyorsa hafif ve sulu olanı ağır ve kuru olandan önce yemek tercih edilir. Önce yemek, sonra meyve veya tatlı yenirse, meyve veya tatlı hazmını tamamlamak için bağırsağa geçemez, midede mayalanır veya çürür ve gaz oluşturur. Kur'an-ı Kerim'de de bu tertibe riayet edilmiş, "beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar." (Vakıa: 20, 21) buyrularak et meyveden sonra takdim edilmiştir. Yine: "Ve size manna ve selva indirdik" (Bakara 57). Gördüğünüz gibi, burada da helva yani karbonhidrat (manna), bıldırcından yani proteinden (selva) önce gelir.
İbn-i Sina sabah ekmek yiyenlere, akşam et yemeyi tavsiye ederdi. Ekmek ve et arasındaki vakit dilimi bu kadar uzun olmalıdır. Ama mutlaka eti ekmek ile yemek isteyenler, ilk önce ekmeği et suyuna veya yemeğin sulu kısmına batırarak yemeli sonra eti ve sebzeyi yemelidir.
Yemekten sonra su içilirse, aynı şekilde su bağırsağa geçemez, midenin genişlemesine, mide asidinin sulanıp zayıflamasına, hazmın uzamasına, zorlaşmasına ve bozulmasına sebep olur. Yemek arasında su içmek de doğru değildir çünkü yemekte su içen, yemeği iyi çiğneyemez. Gerektiği kadar çiğnenmemiş yemek mideye, bağırsağa ve dalağa ağır zarar verir.
Yemek yendikten 1,5-3 saat sonra su içmek daha uygundur. Zaten 1,5-3 saat sonra midenin hazım işlemi sona doğru yaklaşınca yani yemek ikinci hazma hazır hale gelince insanın su istemesi normaldir, su içmek için doğru olan zaman dilimi de budur. Araf suresi 31. Ayette:* "...yiyin-için, fakat israf etmeyin ..."* buyrulmuştur. Bu ayette de "için" emri "yiyin" emrinden sonra gelir. Ancak yemek kuru ise o zaman çiğnenip yutulan her lokmadan sonra bir yudum su içmekte zarar yoktur. İsteyenler yemekten sonra birkaç küçük yudum su içebilirler.
Bekletilmiş ve Isıtılmış Yiyecekler Yemek
Taze sebze ve meyveler güneşten aldıkları enerjiyle doludur. Çiğ olarak yendiğinde vücuda çok enerji verirler ve hazımları kolaydır. Pişirilince güneşten aldıkları enerjiyi ve diri sularını tamamen kaybederek aslına yani toprağa ve minerallere dönmeye başlarlar. Suyunu kaybeden sebzenin miktarı azalır, içindeki mineral madde oranı ise artar. Çiğ olarak bir kilo ıspanağı kimse yiyemezken, bir kilo ıspanaktan pişirilmiş yemek kolaylıkla tüketilebilir. Bu mineral maddeler vücutta ağır kalıntı oluşturur ve bu kalıntı kaslarda, organlarda, damarlarda toplanarak onları sertleştirir. Bu sebeple pişmiş sebze yemeği yerine çiğ sebzeyi tercih etmek, pişmiş sebze yemeğini ise az miktarda yemek daha doğrudur.
Yemeği, piştikten sonra biraz soğutarak hemen yemek gerekir. Yemek insanı değil, insan yemeği hürmetle beklemelidir. Mikroplar beklemiş yemeklerin yapısını değiştirir. Yemekler ısıtıldığında ise yeni kimyasal bağlantılar oluştuğu için faydadan çok zararı vardır. Isıtılan yemeğin özü ve tadı değişir, hazmı ağır olur, hatta imkansızlaşır. Yarattığı elektromanyetik radyasyon sebebiyle mikrodalga fırınların kullanılması da sakıncalıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) akşamdan kalan, ertesi gün ısıtılan yemeği asla yemezdi.
BAĞIRSAK KURTLARINA KARŞI
1- Kabak çekirdeği( çekilmiş).......100 gr
Sabahları bir bardak su ile içilir.En az 5+6 gün devam edilir.Bunun sonunda müshil içilir.
Çocuklara 40 gr verilir.
100 ne kadar yapar bilmiyorum.Terazimle ölçmedim.Eğer çoksa 1 yemek kaşığı bile yetebilir.Muside sinameki kullanılabilir.1 tatlı kaşığı bir bardak suda demlenir.Petek balı ile tatlandırılır.Yudum yudum aç içilir.Burada kabuğu ilemi çekiliyor bilmiyorum.Ama aktarcım yensede öldürür dedi.Sizin için danıştım.Fakat siz sorun geçmezse kabuklu çekin ve birde böyle yapın.Ve kavrulmamış olacak.
2-Yaş nane ağızda çiğneneyerek yutulur, üzerine üzm hoşafı içilir.
3- Kantoron
Nane-yarpuz suyu (yabani nane sanırım , bunutanıyorum doğada kendi başına oluyor, su kenarlarında)
Kabak çekirdeği
Rezene
Kekik
Mersin yaprağı
Çörek otu
Baharlı tera tohumu
Bu maddelerin her birinde bağırsaktaki kurtları düşürme kuvveti vardır.Bir kaşık ve ya daha ziyade toz haline getirilerek içilebilir.( Bende diyorum ki; çay olarakta iyidir.Ve kişinin mide ölçüsü önemlidir.Dokunmayan ölçü mide ölçüsüdür.İnsanlar mide ağrısı yapınca bırakıyor.Ama mide ölçüsünü aktarcımdan öğrendim.Televizyonda asla söylemiyorlar.Petek balı tatlandır çayını.Toz yutmak zordur.Su ile ıslayarak toparla.Ve ya nar ekşisi, pekmez, bala koyda ye .1 büyük su bardağı ile.Nar ekşisi iştah kapatabilir.Ama her şey kişye göre değişir.
3- Nane bal ile macun yapılır yutulur.4- Kekik kaynatılır içilir.
5-Ezilmiş birer tatlı kaşığı yutulur.( Ben diyorum ki bunu yapmak zor olabilir.Yoğurda konupta yenebilir öbürünü yapamayan.
Arkadaşım daha vardı tarifler.Sayfa;88-89-90-91 'de.Diğer kitaplarıma bakamadımYani Allah'ın bir çok yarattığı ilaç var.Ve biri sayfaya atmış ki; çiğ salm ve sucuk yemek sonucu bağırsakta kurt oluyor.Bunları yeme.Kasaptan aldığın ete dikkat et.Memleketine domuz eti getirip sattılarsa bunlarda tirişin denen kurt varmış.Doğal beslen.Paket ürünlerdende uzak dur sağlığın için.Çocuklara toz silme çay kaşığı ile başla.Byüklere 1 çay kaşığı toz alınacaksa.Gün içinde yine al.Bu dokunmama yönünden en güzeli.Çünkü mideler eskisi gibi sağlam değil.Eski insanlar doğal besleniyor ve tarlada çalışıyordu.Hava temizdi.